FATIH PROJESI ICIN BASIT BIR ONERI

Türkiye’de eğitim sisteminin karışıklığını anlatmaya nereden başlarsak başlayalım sonunu getiremeyiz. İlkokuldan itibaren başlayıp üniversiteden mezun olduktan sonra bile devam eden sınavlardan mı dem vuralım; sürekli değişen eğitim programlarından mı; kendi başına 7 milyar liralık bir sektör olan dersanelerden mi; öğretmenlerin atanma durumlarından mı yoksa genel yeterliliklerinden mi; okullardaki suç oranından mı; üniversitelerdeki akademisyenlerin durumundan mı yoksa üniversiteli işsizlerden mi?!..

Tüm bu karamsar tablonun ortasında 3 yıl önce karşımıza bir umut ışığı olarak hatta eğitimde bir rönesans olasılığı olarak FATİH Projesi çıktı. Ülke tarihinin en büyük bütçeli projelerinden bir tanesi olan FATİH Projesi’nin gidişatı konusunda bundan önceki bir yazımda da belirttiğim gibi şimdilik istikbal meçhul.

deneme2

Fatih Projesi’nin en tepesindeki isimlerden ve projenin Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki birinci dereceden sorumlusu Grup Başkanı Mesut Küçükiba‘nın harcama kalemlerinde çeşitli usulsüzlükler olduğu iddiası üzerine görevden alınmasının ardından, Genel Müdür Mustafa Koç’un da görevine son verileceği konuşuluyor. Sebep mi?

• “Hukuk danışmanlık hizmeti” altında 4 avukata 6 ay için 955 bin lira ödenmesi,
• Genel Müdürlüğün özellikle açık lise sınavları nedeniyle Müsteşar Yardımcılarını bile “sınav kuryesi” olarak Mekke’ye göndermesi
ve bir çok başka iddia.

Bunlardan bağımsız olarak projenin başarısını belirleyici en büyük faktör FATİH Projesi’nde odak noktasının işin hardware dediğimiz donanımsal boyutuna verilmesi. Şimdiye dek yapılan ihalelerin tamamı; 11 milyon civarındaki tablet, yüzbinlerce yazıcı ve akıllı tahta için açıldı ve devam ediliyor. Projenin 4 alt başlığından sadece bir tanesinde, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) projesinde eğitsel içerikler ve yazılımlardan bahsediliyor.

Bu işin en uzağındaki insanların bile mantıken tam tersi yönde hareket edilmesini önereceği aşikar aslında. Yani en ufak eğitsel içerik ve/veya yazılımımız yokken önce, ileride içlerinin boş kalacağını bildiğimiz milyonlarca tabletin ihalesini düzenliyoruz.

Oysa e-öğrenme işiyle biraz dahi ilgilenmiş insanlar bilir ki eğitsel tasarım yapmak, içerik hazırlamak yılların bilgi birikimini, uzmanlığını ve geniş bir kadroyu istihdam etmeyi; dolayısıyla yatırım yapmayı gerektirir. Hele bir de koskaca K12 müfredatının içeriğini baştan sona hazırlamaktan bahsedersek bu işin ne kadar uzun sürebileceğini tahmin edersiniz. Tüm eğitim programını ve ilgili kazanımları, e-öğrenme objelerine dönüştürme işini şimdiye dek yapan çok fazla yerli firma mevcut değil. Aslında bu kapsamdaki bir çalışmayı yapan sadece bir tane firma mevcut o da 2008’de Türk Telekom’un aldığı Sebit’in ürettiği Vitamin. Bu ürünü şimdiki haline getirmeleri ve tüm K12 programını kapsamaları on yıldan da fazla bir çalışmanın ürünü denilebilir.

İşin ilginç tarafı, TT’nin Vitamin ürününden beklediği satış verimini alamadığı da bir gerçek. Çok yeni bir hamleyle Vitamin’in satışı için Sebit’in kendi özerk satış takımından bağımsız olarak TT’nin bizzat devreye girdiğini ve takımlarına daha satılabilir ürünler üretmesini telkin ettiğini duyuyoruz.

Tüm bu anlattıklarımdan mevcut tabloyu basit şekilde şöyle özetleyebiliriz:

• FATİH Projesi belkide ülke tarihinin en önemli projesi
• Projenin genel hedefi her öğrenciyi bilişim teknolojilerinin son olanaklarından faydalandırmak.
• Ancak proje hem son zamanlardaki yönetici değişikliklerinden hem de öncelik verilen konular açısından bir çıkmaza girmiş durumda.

Bu durumda çok basit bir önerim var:

Acilen bir içerik geliştirme ihalesine çıkalım; K12 düzeyindeki her derste ve sınıf için. Aynı tablet ve benzeri ihalelerinde olduğu gibi yerli veya yabancı tüm içerik firmalara açık olsun. Halen beklediğimiz kabahat çünkü bu işe şimdi başlansa Vitamin benzeri bir ürün çıkması yıllar alır.

Peki asıl soruya gelelim: Neden yapmıyoruz?!

Tüm bu tablet ve akıllı tahta ihaleleri bitip ortalık durulduğunda birileri çıkıp sormayacak mı nerede her yaşa, düzeye, derse, öğrenme stiline uygun eğitsel içerikler ve/veya yazılımlar diye?

Ve bu soru sorulduğunda ortada hala rakipsiz durumda olan, Vitamin gibi, “bazı ürünler” olmayacak mı?

Yoksa asıl istenen tam da bu mu?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s