MARMARAY’DA DOLDURDUGUMUZ BETONU FATIH’TE KIRMAK

Türkiye’de eğitim sektörü, özellikle de e-öğrenme sektörü; çok çekici, ilgi gören aşırı seçici güzel bir kadına benziyor biraz. Yıllar boyunca hep ilgi görmüş ve bu ilginin yoğunluğundan kaynaklı yalancı bir tatmin yaşadığı için gelen fırsatları hep kaçırmış; olgunluk çağında da yalnız kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalan güzel bir kadına…

İşte FATİH Projesi bu yalnızlığa bir dur diyecek ve belki de son şans niteliğinde bir proje.

FATİH Projesi’nin başlangıcı için 2010 yılında düğmeye basıldığında hepimizin umudu eğitimde bir rönesans yaşanacağı yönündeydi. Dünyada eşine nadir rastlanan bir ülke projesi FATİH. Ancak başlatıldığından beri göze çarpan bazı unsurları tekrarlamakta fayda görüyorum:

Eğitimde bilişim teknolojileri kullanma hedefinin temel olarak iki yönü mevcut: Donanımsal ürünler (tablet, akıllı tahta vb.) ve bu donanımların içini dolduracak eğitsel içerik/yazılım ürünleri.

Eğitimde içerik ve yazılım üretmenin zamansal maliyeti çok büyük olmasına rağmen çıkılan ihalelerde önceliğin zaten hazır şekilde alınacak olan donanımsal ürünlere verilmesi ileride yaşanabilecek büyük sorunların hazırlayıcısı olarak karşımızda duruyor.

Bu sorunun aşılması için basit bir öneri:

Acilen yerli ve yabancı her firmaya açık olarak K12 alanında kapsamlı bir içerik ve yazılım geliştirme ihalesine çıkalım.

Şu ana dek konuyla ilgili olarak, şirketleri teşvik edici tek destek TÜBİTAK’tan geliyor gibi. Bu yıl TÜBİTAK yine 1003 Öncelikli Destek Alanları kapsamında FATİH Projesi için iki yeni çağrı yaptı. Bu çağrılardan birinin kapsamı da oldukça dikkat çekici: “İnsan-Bilgisayar Etkileşimi”.

Bu oldukça doğru ve sürdürülmesi gereken bir yaklaşım, sebep çok açık; Türkiye, her yaştan her düzeyden ve her alandan üyesi bulunan bir öğrenci cenneti. Tam da FATİH Projesi’nin başladığı 2010 yılında Bill Gates’in, Gates Foundation aracılığıyla e-öğrenme üzerine yaptığı bildiride söyledikleri konuya ışık tutuyor.

Gates, e-öğrenmenin eğitimin geleceği olduğunu anlatırken, artık herhangi bir konuyu öğrenmek isteyenlerin sadece o konudaki içeriğe değil bu içerikte düzeyini anlayıp onu yönlendirecek araçlara da ihtiyaç olduğundan bahsediyor.

Peki nedir bu “insan-bilgisayar etkileşimi”, “ akıllı öğretim sistemleri” konularının önemi?

2012’de Fast Company dergisi gelmiş geçmiş en inovatif 50 girişimi listeledi; listenin ilk üç sırasında Apple, Facebook ve Google vardı. Listeye 47. sıradan özellikle de Türkiye’de çoğu insanın adını bile duymadığı Knewton isminde bir şirket girdi.

Knewton, öğrenen algoritmalara dayalı altyapısı sayesinde, herhangi bir konunun öğrenilmesini kullanıcıya bireysel hale getiriyor. Her kullanıcı kendi bireysel öğrenme yolunu izleyerek konuyu öğreniyor.

knewton_sat_06

Geliştirdikleri yazılım günümüzün tüm trendlerini kullanıyor hatta trend belirleyici yenilikler getiriyor;

i) Bireyselleştirme yapılıyor mu? Evet hem de nadir görülecek düzeyde. Hem insan öğrenmesini modellemeye yönelik matematiksel algoritmalar kullanılıyor hem de bu yapı üzerinde makina öğrenmesine uygun algoritmalar kullanılıp istatistiki verilerden yararlanılıyor. İşin özeti geliştirdikleri yazılım, hem öğrenilen bir konuyu kişiye özel öğretiyor hem de benzer profile sahip sonraki kullanılara bu işi daha rafine şekilde yapabiliyor.

Sadece bu özelliğiyle bile trend belirleyici bir konuma sahip Knewton.

ii) Öğrenmede oyunsallaştırma yapılıyor mu? Evet, bir konuyu öğrenen kullanıcılara aynı Facebook’ta oynadıkları bir oyunda kazandıklar puanlar, ödüller ve ünvanlar gibi ünvanlar kazanıyorlar. Bu şekilde aynı dersi alanlar arasında kimin “ Geometri’nin kurdu “ kimin “ Tarih’in gurusu “ veya kimin “ Biyoloji’nin çırağı “ olduğunu görebiliyorsunuz.

iii) Büyük veri analizi yapılıyor mu? Evet, ve son yıllarda büyük veri analizinde yaşanılan gelişmelerin en verimli kullanımı olabilecek alan, eğitim değil de nedir aslında. Milyonlarca öğrencinin aynı konuyu öğrenirken üzerinden geçtiği yollar, gösterdiği davranışların istatistiğini tutmak; bu davranışlara göre onları profillemek orta ve uzun vadede ülkemizde eğitimin geleceğini kurtaracak çalışmalar olacaktır.

Sadece Knewton örneği bile bize FATİH projesinde yapmamız gereken her şeyi anlatıyor. Günümüzde bu tarz geniş eğitim projeleri konusunda yalnız da değiliz, Ambient Insight şirketinin yayınladığı 2011-2016 E-Öğrenme Pazar Analizi Raporuna göre en hızlı büyüyen ilk 3 ülke sırasıyla Vietnam, Malezya ve Romanya, hemen arkalarından da Azerbaycan geliyor!.. Bu sonuç FATİH Projesi’nin henüz e-öğrenme alanında hiç bir yansımasının olmadığının en büyük göstergesi ve çok temel bir alarm aslında. Bizimkiyle neredeyse aynı çerçevede projeler yürüten Vietnam ve Malezya’da dahi bu projelerin e-öğrenme pazarını canlandırdığı görülürken biz üç yıl sonra bile halen beklemedeyiz.

Aslında OECD’nin bu yıl yayınladığı “Better Life Index” de sonuncu olmamız durumu açıklıyor. OECD ülkelerinde, eğitim, sağlık, güvenli vb. en temel yaşamsal parametrelerle koşullar incelendiğinde, Türkiye sonuncu sırada geliyor. İşin utandırıcı tarafı, sonuç grafik şeklinde incelendiğinde ülkelerin sonuçlarının birbirine çok yakın olmasından kaynaklı, süreklilik arzeden bir eğri görüyoruz. Bu eğriyi süreksiz yapan iki tane nokta mevcut, en altta, Türkiye ve Meksika’yı temsil eden noktalar. Diğer ülkelerden o kadar ayrı durumdayız ki!..

oecd

Ciddi bir alarm olarak; bir ülkedeki yaşam standardının tek parametresinin eğitim olduğu durumda da Türkiye sonuncu oluyor.

Acilen FATİH Projesi’ni canlandırmak ve rayına koymak için bir şey yapmalıyız. Biz genelede hata yapmayı kanıksamış ve hataları azaltmak yerine onlarla yaşamaya alışmış bir toplumuz. Bu bazen ciddi hatalar karşısında bile paniklemememize yol açıp olumlu sonuçlar bile doğurabilirken bazen de aşırı vurdumduymazlıklar sonucu felaketlere de yol açabiliyor.

Hep deriz ya “ cana geleceğine mala gelsin “ diye… Bu kültürümüz bile yavaş yavaş değişmeye başladı, artık kendi atasözlerimize bile yabancılaşmış durumdayız.

En yakın geçmişe bakarsak, MARMARAY Projesi’nde ulaşılması imkansız hedefler ve tarihler koyarak projede yaşatılan sıkıntıları; 15 cm. lik düşey sapmanın, büyük bir maddi bedel yaratmasın diye altının doldurulması suretiyle şüpheli şekilde kapatılması örneğini görüyoruz. Hatanın altını doldurmak… Beton döküp geçmek ve ileride binlerce ton yükü gün bazında taşıyacak bir sistemi savsaklamak… “Cana geleceğine mala gelsin” değil de artık bunun tam tersinin egemen olduğu bir ülke haline geliyoruz.

Peki ya Fatih Projesi ?!… Tam da bu noktada eğitimin acı bir yönü ortaya çıkıyor. Eğitimde yapılan hatalar altı beton dökerek doldurularak çözülecek türden hatalardan olmuyor ne yazık ki. Tam tersi yapılan hatanın kendisi betonlaşmış şekilde çocuklarımızda kaldığından; yapılması gereken şey bu betonlaşmayı kırıp yeni baştan inşa etmektir.

Yani MARMARAY’ın altını doldurduğumuz betonu FATIH’te kırmamız gerekebilir…

İşte tam da bu yüzden MARMARAY’ı bilemeyeceğim ama FATİH Projesi’ndeki 1 derecelik sapmanın bile tamiri çok zor olacaktır.

Reklamlar

MARMARAY’DA DOLDURDUGUMUZ BETONU FATIH’TE KIRMAK” üzerine 2 yorum

  1. Can Bey merhaba,

    Fatih Projesi’ni canlandırıp, ayağa kaldıracağına inandığımız bir projemiz var. Tamamen ücretsiz ve özgün ders içerikleri bulunan bir e-eğitim platformu olan Quipper School; Lise 1-4 düzeyindeki öğrenciler için İngilizce dersleri içeren, öğretmen ve öğrencilerin interaktif şekilde eğitim-öğrenim sürecinde ortak olacakları bir uygulama.

    Şu an Türkiye’ye çalışabileceğimiz pilot okullar arayışı içerisindeyiz fakat siz öğretmenlerin özellikle devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin Fatih Projesi’ne bakışını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizinle bu konu üzerine görüşmek isteriz. Şimdiden ilginize teşekkürlerimizle,

    http://www.quipperschool.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s