DIKKAT!.. SOSYAL MEDYA POLISI GELIYOR

Günün birinde sosyal medya ortamlarının herhangi bir tanesinde yazdığınız ve çoktan unuttuğunuz bir mesaj yüzünden polis kapınızı çalabilir!

Mesajınız belki herhangi bir kişiye yazılmamış veya yazılmışsa bile o kişi hakkınızda şikayette dahi bulunmamış, ancak yazdıklarınızın potansiyel tehlike arz ettiği tespit edilmiş; ufak bir sorgulama yapılmasına karar verilmiş olabilir.

İşte o gün geldi!..

social-media-police

Hepimiz biliyoruz ki Facebook ve Twitter artık hayatımızın değişmez birer parçası oldular. İnsanların birbirine çok kolay erişebildiği, özgürce istediğini yazabilip fikrini beyan edebildiği ortamlarda bazen işin ucu kritik noktalara gelebiliyor.

Çok çeşitli senaryolar mümkün, şu an bu yazıyı okuduğunuz anda Norveç’te birisi intihar eğilimli bir tweet; Amerika’da birisi Obama hakkında facebook’ta ırkçı bir bildirim; Türkiye’de Ahmet Hakan, Melih “Başgan’a” sarkastik bir mesaj; Suriye’de birisi islamcı bir youtube videosunun altına aşırı radikal bir mesaj atmış olabilir.

Üstelik internet ortamının verdiği anonimite sayesinde bazen anlık olarak mesajları görsek, iletileri alsak bile, bunları yazanların profillerini tespit etmemiz imkansız olabilir. Twitter’daki yumurtalardan tutun Facebook’ta açılmış olan milyonlarca sahte hesaba, kadın fotoğrafı koyan erkek profillerinden, sadece insanlara sataşmak için açılmış olan hesaplara kadar düşünün artık…

Ancak artık bunların hepsinin sonunun gelmesi çok yakın gibi görünüyor;

University of Pennsylvania’da (Upenn) çalışan araştırmacıların World Well-Being Project kapsamında yürüttüğü çalışmaların bir parçası olarak 75 bin Facebook kullanıcısı, profillerini tamamen açıp bir uygulama üzerinde psikometrik bir test almaya gönüllü olmuşlar…

H. Andrew Schwartz’ın yürüttüğü projenin amacı da basit; kişilerin Facebook bildirimlerinde kullandıkları kelimelerin uzun bir zamana yayılı analizleri sonucunda duygusal ve zihinsel durumlarını tespit edebilmek.

Yaklaşım ise daha önce kullanılan metodlardan biraz farklı; şimdiye dek kullanılan sistemler bu tarz tespitleri yapabilmek için “kapalı sözlük” yapılarından faydalanıyorlarken Upenn’li araştırmacıları “açık sözlük” yapısını tercih etmişler.

Kapalı sözlük derken belirli duyguları temsil ettiğine inanılan kelimelerin önceden tespit edilmesi suretiyle herhangi bir metinde bu kelimelerin geçiş sıklığının ölçülmesini kastediyoruz. Ancak tabi bu sistemin bir çok hataya açık olduğunu görmek zor değil;

“ Beni hasta etme..” gibi bir ifadede geçen “hasta etme” kelimesi “sağlığımı bozma” anlamında kullanılmıyor tabi ki… veya

“ Naber müdür?! “ ifadesindeki “müdür” ün, okul müdürü olmadığını hepimiz anlamışızdır..

“ Merhaba hocam..” diye selam veren birinin öğretmeniyle konuşuyor olması ihtimalinin yanında ODTÜ’lü olma olasılığını da düşünmemiz gayet normaldir.

Örnekler uzayabilir… Sonuç olarak “kapalı sözlük” yapısını kullanmanın oldukça büyük hatalara sebep olabileceğini görebiliyoruz.

Bunun yerine kullanılan “açık sözlük” yapısı, kelimelerin geçtiği ifade içindeki anlamları üzerine yoğunlaşıyor. Tabi ki hangi kelimenin hangi anlamda kullanıldığını bir yazılıma belirletmek için oldukça fazla sayıda veri üzerinde analiz yapmak gerekmektedir. İşte yazının başında belirttiğim 75 bin gönüllü Facebook kullanıcısı tarafından paylaşılan bildirimlerden şimdiye dek 700 bin kelime tespit edilmiş; sonrasında çeşitli karakteristik özelliklerle; kişilerin yaşları ve cinsiyetleriyle ilgili kelime bulutları yaratılmıştır.

Alttaki resimde dışa dönük ve içine kapanık insanların kullandığı kelime bulutlarını görüyoruz:

extraversion comparison label 900x1200

Bir başka örnek olarak altta farklı yaş gruplarına göre kullanılan kelime bulutlarını inceleyebiliriz:

Age Comp labeled 750x1300

Yapılan çalışma sayesinde araştırmacılar; bir kullanıcının attığı bildirimlerden,

• Cinsiyetini %92 oranında
• Yaşını %50’den fazla bir oranda

doğru tespit edebiliyorlar.

Kişilerin duygusal ve zihinsel durumlarına gelirsek; bu durumların tespitindeki başarı oranı yeterli seviyede olmasa bile herhangi bir psikometrik testten aldıkları sonuçlardan da farklı olmadığı ortaya çıkıyor.

Projede kullanılan veri miktarı arttıkça, sistem kendini geliştireceğinden her geçen zaman daha akıllı tespitler yapacağı ve başarı yüzdesini artıracağı kaçınılmaz bir gerçek olarak görülebilir.

Yani diyebiliriz ki, kısa bir süre sonra internette dolaşan bir “sosyal medya polisi” kavramından uzak değiliz.

Twitter’daki tacizci yumurtaların, Facebook’taki sahte profillerin kadın mı erkek mi; yaşlı mı genç mi; akıl sağlığı yerinde mi değil mi gibi detaylara kadar her şeyi tespit edebilen bir Sosyal Medya Polisi çok yakın…

Kesin bilgi!..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s