ETNIK KOKENLER ve ANADILDE EGITIM

Yine en sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. Etnik köken konusu şu ana dek hiç ilgimi çeken bir konu olmadı, hiç de anlamamışımdır insanları yedi ceddine kadar araştıran zihniyeti.

Kim gerçekten Türk, kim gerçekten Kürt; kim Avrupalı, eğer öyle bir şey varsa kim gerçek Amerikalı vs. karmaşık konular. “Gerçek” derken kastedilen tabi katıksız olması… Türkse yedi ceddine kadar kökeni Türk mü, değilse ne kadar Arnavut ne kadar Kürt ne kadar Arap vs.

Dini bakış açısı ile bakacak olursak zaten herkesin soyunun başlangıçı belli, Adem ile Havva; konu bu kadar basit… Aslında zaten dinde millet kavramından çok ümmet anlayışı olduğundan, aynı inançtan olduktan sonra etnik köken konusunun çok önemli olmaması gerekir, en azından teoride!..

Genetics_Geary_Map_Langobarden_areas_Europe (1)


Bilimsel olarak konuya girecek olursak; şimdiye dek yapılan çalışmaları bir çok spekülatif yönleri olduğunu görüyoruz. Karşımıza Namık Kemal Zeybek gibi aşağı yukarı dünyadaki herkesin temelde Türk olduğunu iddia edip bunu bilimsel olarak destekleyebildiğini söyleyenlerden; tarihte hangi topluluğun hangi tarihte hangi yolları kullanarak belirli bölgelere göç ettiği konusunda bir türlü fikir birliğinde olamayan bilim adamlarından; ari ırk radikallerine kadar geniş bir yelpaze çıkıyor.

Dünya ırkları ve kökenleri hakkında şimdiye dek yapılmış çok çeşitli araştırmalar var. Literatür geniş, itiraf edeyim hiç birini okumadım… Herhangi bir konuya son dakika dahil olanların yaptıkları klasik ukalalıklarla ister istemez yaratabileceği sinir bozukluğunun farkındayım!.. Ancak konudaki tüm cahilliğime rağmen aslında şimdiye dek yapılmış her çalışmaya son noktayı koymaya aday olduğuna inandığım bir çalışmadan haberim oldu geçenlerde. Hangi kavimin hangi zamanda nereye, nasıl göç ettiği, başka hangi topluluklarla karıştığı gibi bilgileri daha az şüpheye mahal bırakacak şekilde inceleyen bir çalışmadan bahsediyorum.

Nasıl mı? Princeton Üniversitesi’nden Patrick J. Geary’nin yürüttüğü projenin asıl amacı dünyanın çok çeşitli yerlerinde şimdiye dek bulunmuş en eski insan kalıntılarının genetik yapıları üzerinden hareket edip eski çağlarda Avrupa’ya yapılmış göçlerin kökenini bulmak. Genetik yapının yalan söylemeyeceği kesin; bazı tür genler veya bazı genetik sıralamalar sadece bazı tür ırklarda gözleniyor yani yapılacak olan şey bir anlamada iz sürmeye benziyor.

Aslında Patrick Geary, yaptıkları çalışmadaki asıl amacın, göç haritalarını ortaya çıkartmak olduğunu söylesede kendisini bekleyen tehlikenin farkında: Bu çalışmanın gerçek Avrupalıların kim olduğuna dair bir çok sonuç çıkaracağını ve spekülasyonlara yol açacağının farkında olduğunu belirtmeyi ihmal etmiyor.

Tabi ki bu bilimsel çalışma bittiği ve sonuçları açıklandığı andan itibaren asıl amacının çok ötesinde bir yere çekilecek.

Tüm bunları düşünürken bir yandan da Türkiye’deki durum aklıma geldi. Etnik kimliklerin farkındalığı ve haklarının tanınması Türkiye için oldukça yeni bir konu. Bir insanın kendi dilinde eğitim alması kadar önemli olamaz, buna hiç şüphe yok. Eğitim konusunda yadsınamaz gerçeklerden biri de insanlar öğrendikleri bir konuda daha birinci dakikadan önyargı sahibi olurlarsa ileride bunu kırmanın oldukça zor bir uğraş olduğudur. Dolayısıyla günlük yaşamınızda kullandığınız dil haricinde eğitim almak zaten işleri iki kat daha zorlaştıracaktır muhtemelen.

anadil

Yalnız işin bir başka gerçeği de şu; özgürlükleri tanımak kadar, tanınan bu özgürlüklerin işe yarayabileceği bir ortamın da hazırlanması gerekir.

Akıllara hemen gelen bir kaç soruyla ilerleyelim; belki de aşağıda sıraladıklarımdan bazıları hakkında çalışmalar yapılıyordur ( “ wishful thinking “ kavramını duymuşsunuzdur ) ancak varsa bile belli ki kesinlikle medyaya yansıyacak durumda değil hiçbiri.

• Örneğin artık Kürtçe eğitim almak tanınmış bir haksa; bilimsel terimlerin Kürtçe karşılıkları konusunda herhangi bir çalışma var mıdır?.. İşin vahim tarafını ben size söyleyeyim bizim henüz Türkçe Bilimsel Terimler Sözlüğü çalışmamız yeni bitmiş bir eserdir!..

• Bilimsel terimlerden ilerleyecek olursak, farklı dillerde eğitim içeriği hazırlayacak bir çalışmayı siz duydunuz mu bilmiyorum ama ben duymadım. K12’nin her sınıfı için Kürtçe Matematik kitabının hazırlanmasından bahsediyorum!.. Hemen bir soru daha;

• Bu kitaplar MEB ve Talim Terbiye Kurulu onaylı mı olacak, olursa nasıl olacak?!

Talim Terbiye Kurulu’nda Kürtçe bilen kaç tane pedagoji uzmanı, matematikçi, tarihçi vb. var?

• Kitap hazırlamak demişken, akıllara gelen bir başka konuda bu yapıtları kimin yazacağı ve daha sonra öğretimini kimin vereceği. Örneğin Kürtçe ders veren öğretmenlerin eğitimi ve yetiştirilmesi konusunda herhangi bir çalışma var mı?

Öğrenci yerleştirme sınavlarının her anadilde yapılması düşünülüyor. Açıkça şöylemeliyim ki temelde ulusal kimliği bile olmayan Amerika’nın yarısı latin olmasına rağmen! SAT sınavının İspanyolca yapıldığını görmedim, duymadım.

• Acaba bu ayrı dilde yapılan sınavlarda, örneğin bir tarih dersi için herkesin kendi tarihi hakkında mı soru sorulacak?!..

• Yapılması zorunlu olan tüm bu çalışmalar eğitimde rönesans yapacağı iddia edilen FATİH Projesi’ne dahil mi veya edilmesi düşünülüyor mu?

Anlayacağınız gibi bu sorular daha böyle uzar gider.

İşin bir diğer tarafı da her etnik kökene haklarını verirken eğitim denen kavramın evrenselliğinden ödün vermemekten geçiyor.

Burada çok ince bir çizgide yürüdüğümün farkındayım ancak artık bazı yadsınamaz gerçeklerin içinde yaşıyoruz. İnsanlara kendi tarihlerini ve kültürlerini kendi dillerinden öğrenme hakkını vermek tartışılamayacak bir hak, ancak

Gerçekten örneğin kimya, fizik, matematik gibi temel bilim derslerinde farklı farklı dillerde eğitim yapmayı gerçekten istiyor muyuz?! Bunun ileride yaratacağı sonuçlara gerçekten hazır mıyız?

İşin gerçeği şu; kiminin en bilimsel ve şüphe götürmeyecek yöntemle gerçek Avrupalıları keşfetmeye çalıştığı kiminin de tamamen spekülasyonla dünyadaki her ırkın Türk orijinli olduğunu savunduğu bu ortamda aslında asıl konuşmamız gereken şeyleri konuşmuyoruz.

Görülüyor ki iş, özgürlükleri tanımakla değil; bu özgürlükleri yaşamak için gerekli ortamı sağlayabilmekte…

Reklamlar

ETNIK KOKENLER ve ANADILDE EGITIM” üzerine 2 yorum

  1. Bence, Can Gurses, cok onemli bir konuya deyinmis. Bir problemi belirlemek, problemi cozmek icin, yeterli degil. Problemi, cozecek sartlari hazirlamak, sarttir. Ancak, insanlarin, kimliklerini yasaklamak veya lisanlarini yasaklamakla’da, problem cozulmez. Bence, irkci terimler, tedrisattan cikarilirsa, herkes icin, gecerli olan, bilgi sunulmus olur. Evrensel degerler agir basar.
    Boylece, bize egitimden sunulan, bircok yalandan’da kurtulmus oluruz, daha dogrusu, ayaklarimiz yere basar. Buda hayirli olur.

  2. Eyüp Akgün’ün yorumundaki iki kültürlü bakış açısının getireceği objectivite önemli bir kazanım olur. Türkçe kaynakların yetersiz olduğu bir ortamda çok dilli ve tutarlı bir arayışın faydasını görebileceğimizi düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s