BILIM; AMAC MI ARAC MI ?

http://www.radikal.com.tr/hayat/bilim_amac_mi_arac_mi-1163918

Geçtiğimiz hafta Türkiye’ye dünyanın en önemli bilim adamlarından biri geldi, ismi Michio Kaku. Parçacık fiziğinin efsane isimlerinden ve dünyanın en ünlü bilim adamlarından; hem yaptığı bilimsel çalışmalar hem de bu çalışmaları kitlelerin anlayabileceği şekilde popülerleştirmesi yüzünden. Görebileceği en az medya ilgisini görüp gitti ülkemizden.

NobelOdülü

Geçtiğimiz ay Dünya Gençler Satranç Şampiyonası Kocaeli’nde yapıldı. Alexander Ipatov adlı devşirme oyuncumuz Dünya ikincisi oldu ve ödülünü satrancın efsane ismi Kasparov’un elinden aldı. Üzerine, geçtiğimiz hafta Türk Satranç milli takımı Avrupa Şampiyonasında Rus Takımını yendi… Hem Kasparov hem satrançta alınmış bir dünya ikinciliği hem de futbolda Brezilya’yı yenmeye eşdeğer bir milli takım başarısı ancak bu kadar az ilgi görebilirdi.

Geçtiğimiz aylarda bilim camiası, evrenin çok büyük bir kısmını oluşturduğu düşünülen ancak henüz gözlemleyemediğimiz Karanlık Madde’nin (Dark Matter) keşfedilmesi amacıyla yapılan LIGO deneyini ve yeni sonuçları konuştu. Öylesine ki, Karanlık Madde’nin kendisinden oluşan ve bizim gözlemleyemediğimiz ama bizim evrenimizin içinde var olan başka evrenlerin de olabileceği konusu gittikçe popüler olmaya başlarken biz kendi evrenimizde ve olanlardan habersiz yaşamaya devam ettik.

Bu yılın tamamında hem Amerika’da yürütülen Brain Iniciative hem de Avrupa’da yürütülen Human Brain Project isimli ve insan beyninin sırlarını tamamen keşfetme üzerine kurulu milyarlarca dolar bütçeli projelerin hafıza, bilinç, görsel algımız, Alzheimer gibi birçok beyin hastalığı üzerine elde ettiği sonuçlarından bir tanesini bile okuyamadık.

Geçtiğimiz aylarda ana akım medyada, yeni çıkan kitabında “Tanrısal sistemin bilimselliğini keşfettiğini” ileri süren Özer Çiller ile yapılan tam sayfa röportaj manşetteyken, matematik alanındaki en saygın ödüllerden birisi olan Cole ödülünü alan Cem Yalçın Yıldırım ile herhangi bir röportaj göremedik.

MIT’deki bilim adamlarının pillerin ömrünü, genetiği modifiye edilmiş virüsler ile artırması…

NASA’nın Mars’ta yapacağı araştırmalara kaynak sağlamak amacıyla halen yürürlükte olan Cassini ve Curiosity adlı projelerinin belki ikisini de bitireceği…

Facebook, Twitter ve genel olarak sosyal medyada zaman geçirmenin insanları mutsuz ettiğinin bilimsel olarak kanıtlanması…

Ve hatta Cambridge’deki bilim adamlarının alkolün yarattığı tüm etkileri sağlayabilecek ancak bağımlılık yaratmayan ve hiç yan etkisi olmayan bir hap keşfetmeleri gibi bilimin magazin yönü ağır haberleri…

Ya hiç okuma fırsatımız olmadı ya da kendilerine yeterli yeri bulamadılar.

Tüm bu bahsedilmemiş gelişmelerden bahsederken aslında ilk amacım tabi ki bunlardan “artık bahsetmiş olabilmek”…

Ancak sorunun özü, gerçek bilimin neden olması gerektiği yerde olmadığıdır aslında. Tam da bunun üzerine kafa patlatmaya başlamış ve derin analizler peşindeyken, Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün ve TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak’ın TÜBİTAK Ulusal Bilim Olimpiyatları ve Ulusal Ortaokul Matematik Olimpiyatları ödül töreninde yaptığı konuşmalar imdadıma yetişti.

Bilim olimpiyatlarına katılanları ve madalya alanları tebrik eden Ergün,

Bilimin İslam dünyası için ne kadar önemli olduğunun altını çizerek, Müslümanlar için matematik ve geometrinin ‘farz-ı ayın’ olduğuna, çünkü kıbleyi bulmak için bu bilime ihtiyaç olduğuna dikkat çekerken,

Tübitak Başkanı Yücel Altunbaşak ise

“Artık kendi uçağımızı, kendi trenimizi, kendi gemimizi yapalım istiyoruz. Türkiye’nin uçak programını ben yapmak istiyorum sevdasıyla öne çıkmanızı istiyoruz. Bilim alanında Nobel ödülü almayı hedeflemelisiniz.” şeklinde konuştu.

NobelOdülü

Bilim Bakanı matematiğin önemini kıbleyi bulmaya yaraması ile açıklarken, TÜBİTAK Başkanı Nobel’i hedefliyor ancak uçak ve gemi yaparak…
Yapılabilecek dünya kadar spekülasyon arasında, en dikkat çekici nokta, ülkede bilimi en üst düzeyde temsil eden iki insan için de bilimin aslında amaç değil araç olduğunu görmemiz.

Birisi için kıbleyi bulma, diğeri için Nobel’i alma aracı… Akıllardaki her sorunun cevabı burada aslında.

Bu algı ne zaman değişir, bilim ne zaman bir araç olmaktan çıkıp “gerçek bir amaç” haline gelirse işte o zaman ülkemizde bilim olması gerektiği yere gelecektir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s