ZAMAN ZAMAN

Radikal’deki son yazım ( http://www.radikal.com.tr/hayat/zamanda_yolculuga_ilk_adim-1165140 ) zamanda yolculuk üzerineydi. Zamanda yolculuk fikrine bizi bir derece daha yaklaştıran bir gelişme üzerine baya kafa yorup konuyu mümkün olduğunca net anlatmaya çalışırken aslında bazı enteresan konuları da atlamak zorunda kaldığımın farkına vardım…

Herşeyden önce zamanda yolculuğun geriye doğru yapılamayacağı, yani geçmişe yolculuğun mümkün olmadığı konusu var.

zaman1

Bunun mümkün olmadığını en basit şekilde şöyle anlayabiliriz. Bir bilim adamı düşünün, zaman makinesi yapmak peşinde… Diyelim ki günün birinde başardı ve geçmişe, kendi gençliğine döndü. Bununla da kalmadı, karşı karşıya gelince çekti silahını ve kendini vurdu!.. Bu durumu açıklamakta tabi ki biraz zorlanırız, çünkü geçmişe dönüp kendini öldüren bilim adamının da artık var olmaması gerekir. Peki nasıl olacak?

Öncelikle şunu belirteyim ki sizi bilmem ama ben, zaman makinesi yapmayı başarıp da bunu geçmişe dönip kendini öldürmek için kullanan bilim adamının yaptığı araca zaten binmem!..

Şaka bir tarafa, bu durum aslında bir paradoks teşkil ediyor. Bu şekilde bir geçmişe yolculuk durumu mümkün olabilseydi, doğadaki nedensellik ilkesi tamamen çökmüş olurdu.

İşte bu sebepten geçmişe yolculuk bilimsel olarak mümkün olmayan bir kavram.

Konu hakkında kafa patlatırken, kütle çekiminin zaman üzerindeki etkisinin günlük yaşamda bu kadar hissedilebileceğine baya şaşırtan örnekler çıktı karşıma:

GPS sistemlerinin aradığınız yeri 10 km kadar yanlış gösterdiğini düşünün, hem de her gün bu yanlışa bir 10 km daha ekleyerek.

Global Yer Bulma Sistemi GPS‘den, araç navigasyon sistemlerinden kaybolan telefonumuzu hatta kaybolan kişileri bulmaya kadar bir çok konuda faydalandığımız düşünülürse böyle bir hatanın ne büyük kaosa yol açabileceği ortada.

GPS, temel olarak dünyanın etrafındaki uydular sayesinde çalışan bir sistem. Yalnız şöyle bir problem var her gün, dünya yörüngesindeki bir uydudaki saat, dünyadaki bir saate göre milyarda üç saniye kazanıyor, yani daha hızlı gidiyor.

Bu küçük farklılık her gün düzeltilmek zorunda; yapılmazsa işte bu 10 km’lik hatalı yer gösterimleri karşımıza çıkıyor.
Peki bu saat farkının sebebi nedir?

İnanması zor ama sebep, yerçekimi !.. Einstein’ın tam bir yüzyıl önce bulduğu üzere zaman kavramı aslında oldukça göreceli bir kavram.
Yani zamanın bile mutlak olmadığı evrende yaşıyoruz.

Evrenin başka bir yerinde olsak farklı ölçeceğimiz; hızlı hareket edince yavaşlayan, kütle çekiminin az olduğu yerde hızlanan bir zaman kavramı!..

Evreni geçelim, bizim belediyenin panolarındaki afişlerde birbirini yiyenler için de “eriyen bir Zaman” kavramı …

zaman2

Bir de tabi yaklaşık 5 yıldır bizimle aynı yerde yaşamış olmalarına rağmen aynı zamanı, 5 ömür şeklinde geçirmiş ve halen geçiriyor olanlar var…

Hızlı ya da yavaş aksın, aynı Nelson Mandela’nın söylediği gibi:

“ Doğru şeyi yapmak için her zaman uygun zamandır ! “

Geçmiş olsun Mustafa Balbay…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s