ASTROLOJİYE İNANMAMAK İÇİN BİN BİR BİLİMSEL SEBEP

http://www.radikal.com.tr/hayat/astrolojiye_inanmamak_icin_birbir_bilimsel_sebep-1187677

Geçtiğimiz haftanın gündemi en çok işgal eden konularından biri Kanlı Ay tutulmasıydı.

Nadir görülen bir gökyüzü olayı olması sebebiyle doğal olarak yoğun ilgi gördü. Ve her nadir görülen doğa olayı gibi hayatımızı nasıl etkileyeceğine dair bir çok Astrolojik açıklamaya maruz kaldık.

Bir baktım etrafımdaki herkes gergin vaziyette birbirine Kanlı Ay tutulmasının etkilerini yaşayıp yaşamadığını soruyor, olumsuz herşeyi masum bir Ay tutulmasıyla açıklamaya çalıyor.

astroloji2

Sadece Amerika kıtasından gözlenebilen bu olay medyada hiç haber yapılmasaydı burada böyle hop oturup hop kalkacak mıydık merak ediyorum. Şimdiden söyleyeyim de haberiniz olsun, bu nadir görülen olaydan bu yüzyıl içerisinde 9 tane daha olacak.

Astroloji çok enterasan bir konu, neredeyse 300 yıldır sahte bilim olarak kabul edilse bile insanlar inanmaya devam ediyor.

Kendimizi sadece iyi hissetmek için hobi niyetine uğraştığımız şeyler kategorisine alanlara hiç bir lafım olamaz. Bunun yolu, o meşhur astroloji haritalarını çıkarıp, “bu yıl senin için yeni bir başlangıç olacak” demesi için astrologlara binlerce lira ödemekten geçse bile…

Ancak benim derdim kimin neye, ne kadar para harcadığıyla değil de astroloji tahminlerine, gezegen hareketlerine fazlaca takılıp, her an diken üzerinde durup ruhsal durumunu iyice bozanlarla…

Astroloji’ye gönülden inanan arkadaşım, seni düşünüyorum evet!… Burç yorumun; rahat ol para gelecek dediğinde çekinmeyip kredi kartını maxlayan; ilişkilerinde kritik döneme girebilirsin dediğinde mevcut ilişkinde gerilip, ilişkin yoksa yenisine başlamaktan çekinen sana sesleniyorum.
Hemen, ‘ne münasebet!’ demeden önce şu soruların cevaplarını bir düşün:

Burçları belirleyen tarihler neden hala aynı?

Burçlar kuşağı ( zodiac ) yaklaşık 2000 önce oluşturulmuş bir kavram. Dünyanın dönüşünde yüzyıllar içinde yaşanan sapmalar yüzünden o zamandan bu zamana burçların sınırlarını belirleyen günlerde en az iki üç günlük bir sapma olduğu bilimsel olarak bilinmesine rağmen;
Neden burçları belirleyen tarihler hala aynı?

Yani dikkat et! Haziran’ın 22’sinde doğduysan yengeç değil ikizler olabilirsin!..

Aynı tarihte doğan insanlar üzerinde araştırma yapmak kimsenin mi aklına gelmemiş?

Madem burçlarımızı takım yıldızlar belirliyor ve madem geleceğimizin şekillenmesinde gezegenlerin hareketleri bu kadar söz sahibi… Kimsenin aklına gelmemiş mi, aynı zamanda doğan insanların durumları hakkında zamana yayılmış bir gözlem, bilimsel bir araştırma yapmak?

Aslında gelmiş. 1958’de Londra’da, dakikalarla ölçülebilecek farkla doğan 2000 bebek üzerinde yıllara yayılan bir araştırma yapılmış ve 100 tane özellik incelenmiş: İlerleyen yıllarda hangi tür işlere sahip oldulardan medeni hallerine, sosyalleşme durumlarından spor, sanat ve matematikteki başarılarına kadar her konu… Hepsi de astrologların doğum haritalarından çıkarabileceklerini iddia ettikleri konular.

Sonuç ise tam bir hüsran!.. 2003 yılında, bizim bebekler 45 yaşına geldiklerinde, araştırmacılar artık çalışmayı yayınlayalım demişler. Eski bir astrolog olan Geoffrey Dean ve psikolog Ivan Kelly tarafından gerçekleştirilen analiz sonucunda aynı tarihte dakikalık farklarla doğan insanların arasında, burçlarının öngördüğü şekilde en ufak bir benzerlik bulunmadığı ortaya çıkmış.

Şimdi bu dakikalık farkların dünyalar kadar fark yaratacağını iddia eden astrologlar çıkacaktır da… Hangi astrolog müşterisinden dakikayı geçtim doğru bir doğum saati bilgisi alabiliyor diye sorarlar adama. Madem dakikalar bu kadar farkettirecek o zaman yaklaşık bir doğum saati belirtip yaptırdığınız tüm o haritaları çöpe atmak gerekmez mi?!

İşin özeti

Hayatımızı,karakterimizi, geleceğimizi gezegenlerin şekillendirdiğine inanmak kişinin kendi tercihine kalan ve hatta uğraşması eğlenceli bir hobi bile olabilir.

En nihayetinde başımıza gelenleri kadere, alın yazısına bağlamak insanlık tarihi kadar eski. Yıldızlara neden bağlamayalım ki?!

Bu arada geçen haftanın dikkat çekici bir başka haberi de çok uzaklarda yaşanabilir bir gezegen keşfettiğimizdi.

Orada yaşam varsa veya eğer biz bir gün orada yaşamak durumunda kalırsak 4 gezegenlik bir güneş sistemi ve tamamen farklı bir gökyüzü haritası olan bu gezegende burçların ne olacağı geldi aklıma. Gökyüzü haritaları benzer metodlarla yeniden çizilse bile yeni oluşan ve sayısını bile bilmediğimiz burçların neyi temsil edeceğini kim önceden söyleyebilir?..

Astrologunuz muhtemelen, ‘ bir gidip görmek lazım! ‘ diyecektir!..

O zaman sadece Dünya’ya ve içinde bulunduğu Güneş Sistemi’ne göre yaratılmış bir sistem olup herhangi başka bir yerde nasıl işleyeceğinin alt yapısı tamamen meçhul olan Astroloji’nin evrenselliği nerede düşündün mü hiç?

Ben söyleyeyim:

Bilimsel kanunlar Dünya’da da, Mars’ta da, yüz ışık yılı uzaktaki yıldızda da aynıdır. Evrenin başka bir yerinde silbaştan düşünmeyi gerektirmez.
Demem o ki astroloji; içindeki yıldızlardan beslenmeye çalıştığı uzay kadar boş.

Ama merak etme astrologun bunun da bir cevabı bulup sana, tüm bunların 6. ayın 6. günü sabah saat 6’da doğup ikizler burcuna denk gelen benim şeytanlığımdan kaynaklandığını söyleyecektir!..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s