Arapça Eğitim ve Demagoji Sanatı

Bakınız Ahmet Hakan bugünkü yazısında* demagoji nedir, nasıl yapılır dersini vermiş:

demagoji

1. adım: Önce bahis konusu olan kavramın tam karşısında olan bir kavram al… Muhafazakarlık sembolü Arapçaya karşı lümpenlik sembolü Fransızca (burada İngilizceyi özellikle seçmemiş ki kendisinin aynı yazı içerisinde kullandığı “help me!” gibi ifadeler var…)

2. adım: Sonra bu kavram üzerinden sanal bir iddia belirle; “İlkokulda Arapça yerine Fransızca okutulsaydı” gibi.

3. adım: Ardından sanki herkes 2. adımdaki sanal iddiayı savunuyormuş, olsa sevinecekmiş gibi davran

4. adım: 3. adımdaki kitlenin üzerine hakaret edip saldır

Zaten acınılacak durumda olan eğitim sisteminde alınan bu aksiyona alenen demagoji ile destek vermek… manidar.

Bakın bende aynı taktiği kullanayım madem: Şimdi sorsak Ahmet Hakan’a

– Hayır ben destek vermedim, sadece karşı çıkanları samimi bulmadım …  cevabını alırız.

Peki, ikiyüzlü diyerek mi, riyakar diyerek mi samimi bulmadın?

Pardon da insanlara, cumhurbaşkanının ağzından, “mankurt” demeyi de samimi bulmak zor ne yazık ki…

Bakın aynı taktik nasıl da makine gibi işliyor… ne rahatmış böyle yazmak, hep kullanmalı.

İlköğretimde Arapça konusunu eğitim açısından başka bir yazıda ele alacağım ancak hemen şunu belirtmek lazım:

Arapça eğitim tartışmasında asıl vahim olan 2011’de çıkmış bir kararnamenin ancak bugün aksiyona geçirildiğinde konuşulmaya başlanması.

Bu açıkça gösteriyor ki Türkiye’de ne muhalefet ne medya üzerine düşen görevi yapabiliyor.

Hayati bir konuyu meclis gündemine alındığında değil, kararname 2011’de çıktığında da değil, uygulamaya geçildiği 2015’de gündeme getiriyorsan şunu bil ki kardeşim işini iyi yapmıyorsun.

*http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/ahmet-hakan_131/turkiye-cok-kolay-kandirilan-saflar-ulkesi_40005924?utm_source=sm_tw&utm_medium=free&utm_term=post&utm_content=&utm_campaign=yazar_

Not 1: Bu konularda konuşmadan evvel herkese Eski Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın 2011’de geçen kararnameyi ve “Araplaşma sürecimizi” detaylıca anlattığı yazısını tavsiye ederim: http://www.ulugbay.com/blog_hikmet/?p=292

Not 2: Bu konuda Ahmet Hakan ile aynı fikirde olup da Melis Alphan’a “hangi sınıfa ait olduğunu iyi düşün” diye saldıran bir diğer gazetecinin de Haşmet Babaoğlu olması kaderin bir cilvesi, bir karma olayı, bir tencere kapak durumudur… Zamanında Cihangir sokaklarında kız meselesi ( Ayşe Özyılmazel ) yüzünden yumruklaşmış bu iki gazeteci şimdi birbirinden habersiz şekilde Arapça eğitim konusunda hemfikir olup insanlara sınıfçılık yapmakta…

İnsanları tanımak istiyorsan hangi konuda kavga edip hangi konuda hemfikir olduğuna bakmak da iyi bir yöntem.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s