İnternetin geleceği hakkında karalamalar…

Özellikle son yıllarda artan şekilde bir şikayet görüyorsunuzdur etrafınızda… Neyle mi ilgili? Çok çeşitli konularda yaşanıp haberlere dahi konu olan her alandaki cehaletten. Aslında kullanmak istediğim kelime cehalet değil, tam olarak ‘ignorance’… Yani içinde biraz umursamazlık, bilip de görmemeyi tercih etme, hiç bilmemeyi tercih etme vs. bir çok kavram var.

Meşhur “Ignorance is bliss” lafının tam karşılığının da o yüzden “cehalet mutluluktur” olduğunu düşünmüyorum… İnsanlar çok çeşitli sebeplerle bazen bilinçli olarak tercih ediyorlar “ignorant” olmayı. Ve bunun psikolojisi, yol açan sebepler vs. tamamen ayrı bir yazı konusu.

Diyeceğim o ki mevzu sadece Türkiye’ye özgü değil…

Bu aralar ‘dünyanın en gelişmiş ülkelerinden’ dikkatimi çeken haberlerden bazıları:

pew1

Bu inanılmaz ama gerçek bir istatistik ve daha 2-3 yıl öncesine göre olan değişim korkunç: Daha 2015’te Cumhuriyetçilerin %54’ü üniversiteleri ülkenin geleceği için olumlu görüyormuş…

  • Daha geçen gün Avustralya başbakanı devletin bireylerin sosyal medya hesaplarına erişimi konusunda sosyal medya şirketlerine baskı yapması ile ilgili ortaya çıkan ‘şifrelemenin gevşetilmesi’ ile ilgili bir soruyu

-Avustralya yasaları matematiğin yasalarının üstündedir… (!)

şeklinde cevaplamış… (bkz: http://www.zdnet.com/article/the-laws-of-australia-will-trump-the-laws-of-mathematics-turnbull/ )

Üzerine yorum yapmaya çalışıp kendimi yormayacağım…

  • Daha bu hafta içi Fransa’nın yeni seçilen cumhurbaşkanı Macron, Afrika’nın temel sorununu ‘medeniyetsizliğe’, ‘çok çocuk yapan kadınlara’ vs. bağlıyor… Baya orijinal bir yaklaşım :)…

  • Geçenlerde inanılmaz başka bir istatistik gördüm ama doğrulayamadığım için detaylı yazmayacağım üzerinde. Japon gençlerinin küçük de olsa belli bir yüzdesinin Nagasaki ve Hiroshima’yı Rusların bombaladığını düşünmesi ile ilgili… Yanlış bilginin nerelere kadar gidebileceği ile ilgili inanılmaz şeyler bunlar.

İyi de bunları yazının başlığı olan internete nasıl bağlayacaksın?! Bi zahmet sadede gel diyenleri duyuyor gibiyim…

Şöyle… Bu ara tüm dünya ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC)’nin ‘net neurality’ olgusunu yok etmeye yönelik girişimini konuşuyor:

https://www.theguardian.com/technology/2017/jul/11/what-is-net-neutrality-threat-trump-administration

Net neutrality de ne ola?! diyenler için

netneutrality.jpg

Internette dolaşan her ‘cins’ verinin (ses, text, görüntü) aynı kurallara tabi olması prensibi olan net neutrality kalkarsa sonuçları görmek için dahi olmaya gerek yok:

  • Yavaş, çok yavaş… O ilk modem zamanlarından da yavaş internet
  • Veya özellikle ses ve görüntülü izleme/paylaşım vs. için inanılmaz ücretler ödemek zorunda kalmak ki bu sosyal medya fenomenliğini, youtuber’lığı, alternatif haber kanallarını vs. tümden yok edecektir.
  • Özetle parası olanın… Çok parası olanın bilgiyi yayacağı, izleyebileceği ve paylaşabileceği bir ortama dönüşecektir internet.

Diyeceksiniz ki bir yandan da Google’ın interneti tüm dünyaya yaymak için Google Baloon, Facebook’un Elon Musk’ın SpaceX roketleri ile yine aynı amaç için gönderdiği uydular vs. var… Bunlara ne diyeceksin?!

Doğru, bunlar var ve amaçları dünyanın her yerine internet erişimini sağlamak. Ancak bu erişim sağlandığında kimin neyi ne kadar kullanabileceği yine bir sorunsal olarak kalıyor…

Dünyanın çok yakında olmasa bile orta vadede, alıştıra alıştıra internet kullanımını sosyo-ekonomik statüye dayatacağı bir yola doğru gittiğini düşünmeye başladım…

Tüm diğer çalışmalar (Google, FB vs.) interneti her yere kesintisiz ve eksiksiz yaymak için. Bu olduğunda ise bir internet protokolü çerçevesinde herkesin en temel haklara sahip olabileceği; örneğin mail adresi ile iletişim kurma vb. aktivitelerin bedava olacağı… Daha üst seviye aksiyonlar için bir takım ayrıcalıklara sahip olmanın gerekeceği bir yola doğru gidiyoruz gibi görünüyor (bunu aslında net neurality korunsa da korunmasa da gerçekleşecek bir şey olarak görüyorum).

Ve yazının başında dünyanın en gelişmiş ülkelerinden örneklediğim konuları bir de internet kullanımının bu halinde düşünün… Çok hızlı bir entellektüel çöküşün ilk adımları olacaktır.

Tabii bu konular Türkiye’de hiç bahis konusu bile değil… Korkarım teknik ve bilimsel bir çok gelişmede olduğu gibi aksiyon devam ederken katılımcı olamayıp her şey bittiğinde sonuçlara katlanan taraf olmaktan kaçamayacağız.

 

Reklamlar

İnternetin geleceği hakkında karalamalar…” üzerine 2 yorum

  1. Çok aşarı İngilizce içerikli konuşuyorsunuz. Oysa her bilginin Türkçesi açıklaması,sözlüğü internet de mevcut kaynak linkleri dışında özenli Türkçe yazmaya önem verirseniz. Blogunuz ve bizler için iyi olur.

    • Merhaba, blog yazılarında çok serbest yazmayı tercih ediyorum. Çoğu kez dönüp sadece bir defa bakıp düzenliyorum.
      Biraz bundan da kaynaklı oluyor ama bu İngilizce konusuna daha dikkat edeceğim. Selamlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s