Enformasyon Entropisi üzerine kısa bir not…

Geçen gün Termodinamiğin en temel konularından 2. yasa ve Entropi üzerine bir yazı yazmıştım: https://cangurses.wordpress.com/2018/01/01/nedir-bu-entropi/

Entropi üzerine biraz daha araştırdığımda (hazırlamakta olduğum kitapta da değiniyorum), karşıma Enformasyon Teorisinde de yeri olduğu gerçeği çıktı. Aslında şaşırtıcı değil, entropiyi bir sistemin düzensizliğinin ölçüsü olarak kabul edersek, bu kavramın Enformasyon Teorisinde kendine yer bulması zaten en doğalı gibi…

Enformasyon Teorisinde entropinin anlamı; bir sistemin ihtiva ettiği ortalama enformasyon miktarı. Her sistem bu tanımla bağdaştırılabilir… Örneğin yazı tura mı oynuyorsunuz? bu sistemin içerdiği bilgi basit; %50 ihtimal yazı, %50 ihtimal tura…

Sistemin toplam entropisi;

termo6

İspatını daha sonra; Boltzman formülünü de anlattığım daha geniş yazıda göstereceğim: https://en.wikipedia.org/wiki/Entropy_(information_theory)

Yani her yazı-tura atışı temelde 1 bit enformasyon içeren bir eylem…

Formülasyonun detayına girmeden ilk yapılabilecek gözlem, her şeyin bir Shannon Entropisi değeri olduğu… Bir sistemin (buna canlılar ve tabii ki insan da dahil) içerdiği toplam bilgi miktarının bir Entropik karşılığı mevcut…

Ve bir sistemin içerdiği toplam bilginin aslında zaman parametresine de bağlı stokastik bir süreç olduğunu da düşündüğümüzde Termodinamiğin 2. yasası ve bir sistemin entropisinin daima artması prensibi daha güçlü bir anlam kazanıyor…

Bu bakışta; bir sistemin içerdiği bilginin ‘nesnel değeri’ gibi bir kavram yok; her bilginin olasılıksal bir anlamı var sadece… Yani bir olayın ‘içeriğinin’ diğerinden daha ‘ağır’ veya ‘önemli’ olması gibi bir durum söz konusu değil.

Mevzuyu, her gün her saniye giderek artan enformasyon miktarını da hesaba katarak değerlendirirsek aslında nesnel olarak da bu noktaya doğru gittiğimizi düşünüyorum.

Demek istediğim şu; Dünyada son 2 yılda üretilen bilgi miktarı; tüm insanlık tarihinde üretilenin %90’ını teşkil ediyor… Bu hızla gidersek, her gün belki de her saat tüm insanlık tarihinde üretilen kadar bilgiyi üretecek noktaya kısa sürede geleceğiz. Şimdi dahi hissettiğimiz bu inanılmaz bilgi yoğunluğu içinde de artık ‘büyük olayların’ dahi eskiye göre nesnel ağırlıklarını yitirdiklerini gözlüyoruz. Her gün, bundan 15-20 yıl evvel bir ülkenin gündemini 1 yıl işgal edecek boyutta olaylar dünyanın her yerinde yaşanıyor ve ertesi gün unutuluyor… Bir olayı tanımlayan faktör; ‘o olayın nesnel ağırlığı’ndan giderek Enformasyon Teorisinde tanımlandığı şekilde ‘içerdiği bilgi miktarı’ açısından değerlendirilmeye doğru gidiyor…

Bu durumda en azından felsefe bağlamında Matrix filmindeki gibi ‘1 ve 0’lardan oluşan bir evrende yaşadığımızı düşünmek pek de yanlış olmasa gerek…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s