2. ÇOCUKLAR için OYUNLARLA MATEMATİK ATÖLYESİ İLANI

1.5 aydır devam eden Çocuklar için Oyunlarla Matematik Atölyesine gelen taleplerden sonra yeni grupların artık açmanın zamanı geldi!..

Bu sefer 3. ve 4. sınıflara ek olarak 5. ve 6. sınıf öğrencilerine de gruplar açtık.

Şimdilik toplamda 3 yeni grup açıyoruz.

  • 5. ve 6. sınıflar için Cumartesi 13.30-14.30 veya Pazar 12-13 oturumu
  • 3. ve 4. sınıflar için de Pazar günü 13.30-14.30 arasındaki oturumu seçebilirsiniz.
  • Bir de aynı yaş grupları için Mayıs başından itibaren Mini Atölye olarak adlandırdığımız 5 haftalık bir atölye daha açıyoruz.

Şu an devam eden atölyelerin haftalık özetlerini okumak ve atölyeden görsel ve videoları izlemek için: 1. Hafta, 2. Hafta, 3. ve 4. Hafta ve 5. Hafta 

Kayıt yaptırmak isteyenler kayıt formunu doldurabilirse çok seviniriz:

Kayıt Formu

 

PROGRAM BİLGİLERİ

Programın Amacı

  • Çocukların, matematiğin önemini, anlamını ve faydalarını en erken aşamada anlamalarını sağlamak
  • Bu amaç doğrultusunda, matematiğin en temel kavramlarını en kolay algılayabilecekleri şekilde; oyunlarla sunmak
  • Her oturumda, deneyimleyerek tanıştıkları matematiksel kavramlar üzerinde kendi fikirlerinin oluşmasını sağlamak
  • Matematik dersinin zor olduğu, günlük hayatta işe yaramadığı vb. yanlış algılar henüz daha oluşmaya başlamadan, çocukları matematiğin gerçek, eğlenceli ve günlük hayatla bağlantılı yüzünü tanıtmak
  • En nihayetinde; çocuk yaştaki bireyde bilimsel ve matematiksel düşünceye dair ilk adımların atılmasını sağlamak

Programın İçeriği

10 hafta boyunca,

  • Geometri, Simetriler ve Uzamsal Düşünce
  • Mantık ve Algoritma
  • Sayı Dizileri ve Örüntüler
  • Olasılık ve Hayat
  • Oyun Teorisi (Yarışmacı ve İşbirlikçi Oyunların Mantığı ) ve Hayat

temaları, çocuklara simülasyonlar ve oyunlarla deneyim yaşatarak tanıtılacaktır.

Programın Yeri ve İletişim Bilgileri

  • Atölye, ÇimenEv Bilim ve Sanat Merkezi STK’sının

İnönü Mahallesi, çimen sokak, no:54 Harbiye, İstanbul

adresinde yapılacaktır.

  • ÇimenEv hakkında detaylı bilgi için:

www.cimenev.net

https://www.facebook.com/cimenevbilimvesanatmerkezi/

  • Organizasyon hakkında bilgi, iletişim ve kayıt için:

can.gurses@sinavuzmani.net 

Programın Hedef Kitlesi, Süresi ve Ücreti

  • Workshop’a ilköğretim 3.- 4. sınıfta ve 5.-6. sınıfta okuyan her çocuk katılabilir. Bu yaş grupları ayrı ayrı gruplarda olacaklardır.
  • Etkinliğimiz 14 Nisan Cumartesi gününden itibaren 8 hafta boyunca her hafta sonu Cumartesi ve Pazarları olacaktır.
  • Her öğrenci 10 kişilik bir grup içerisinde haftada 1 oturum (1 saat) eğitim alacaktır.
  • 5. ve 6. sınıflar için Cumartesi 13.30-14.30 veya Pazar 12-13 oturumlarını 3. ve 4. sınıflar için Pazar 13.30-14.30 oturumlarını tercih edebilirsiniz.
  • İlk oturum için katılım ücreti 100 TL olup devam edilmek istenildiği takdirde ilk 4 oturum için 400 TL ve tüm etkinlik için peşin 800 TL şeklindedir.
  • 5 Mayıs’ta başlayacak Mini Atölyemizin ise katılım bedeli 500 TL’dir.
  • Etkinlikten elde edilen gelirin bir kısmı ÇimenEv’le bağış olarak paylaşılacaktır.

Ödeme Bilgileri: IBAN TR57 0006 2000 7230 0006 2978 79

HESAP İSMİ: SINAV UZMANI ARAŞTIRMA GELİŞTİRME SİSTEMLERİ BİLİŞİM HİZMETLERİ  

Herhangi bir soru&geri bildirim&katkı için doğrudan;

can.gurses@sinavuzmani.net adresine email atabilirsiniz

 

Reklamlar

Olumlu Tutum ve Çocukların Matematik Başarısı Üzerine…

Geçenlerde beni çok sevindiren bir bilimsel araştırma sonucuyla karşılaştım… Özellikle gelecek Şubat ayının son haftası başlayacak ‘Çocuklar için Oyunlarla Matematik Atölyesi‘nin tam olarak amacı bu olduğu için üzerine kısa bir not yazmak istedim.

Stanford Üniversitesi’nde yapılan araştırmanın sonucuna göre;

Matematiğe karşı olumlu bir tutum sahibi olmanın, başarıya ulaşmak için zeka kadar önemli olduğu sonucuna varılmış!..

bkz: https://medicalxpress.com/news/2018-01-positive-attitude-math-kids.html

Bu tam olarak 24 Şubat’ta başlayacak olan Atölyemizin amacıdır… En basit ifadesiyle;

Matematiğe karşı olumlu bir tutum yaratmak.

Bilimsel bir çalışmanın bu amacın başarıya olan doğrudan etkisini onaylaması ve hatta IQ ile aynı önemde olduğunu çıkarması beni çok mutlu etti.

Herhangi bir konuda başarıya ulaşmak için o konuya karşı olumlu bir tutum/algı beslemenin önemli olabileceği içsel olarak da çıkarılabilen bir olgu. Ancak bu tutumun çocukların beyinlerinde özellikle hafıza ve analitik yeteneğe dair bölgeleri etkilediğini bilmek paha biçilmez gerçekten…

Bu arada… 5 gün önce ilan ettiğimiz ‘Çocuklar için Oyunlarla Matematik Atölyesi’ne ilginiz için çok teşekkürler:

İstanbul içinden kayıtlar başladığı gibi 2 grupluk kontenjanımız doldu bile!.. Diğer şehirlerden gelen talepler de bizi mutlu ediyor. Ancak bu yıl için hedefimiz İstanbul içinde bu Atölyelerden yaz başına dek 2 tane yapıp devamında da bir Yaz Okulu ile tamamlamak. Sonrasında gelecek eğitim döneminde talepler doğrultusunda diğer illere de ulaşmayı hedefliyoruz.

Dolayısıyla şu an için hedefimiz bu atölyeyi İstanbul içerisinde mümkün mertebe yaygınlaştırmak. Bu amaç doğrultusunda bizi sosyal medyada da desteklerseniz çok sevinirim [p.s. Twitter’da yoğun şekilde paylaşıldığı için şimdiden teşekkürler]

Sevgiler…

ÇOCUKLAR için OYUNLARLA TEMEL MATEMATİK ATÖLYESİ

Bir süredir üzerinde çalıştığımız ‘Çocuklar için Oyunlarla Matematik’ atölyesinin ilanını yapmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

STEM eğitiminin artık çok önem kazandığı bu çağda, belki de en sonlarda bırakılan ancak en önemlisi olan Matematik eğitimi ve becerilerini, çocuklara en erken yaşta kazandırmayı hedeflediğimiz bu çalışmanın geri planı hakkında daha önce iki yazı yazmıştım:

  • Akademik gerekçeleriyle beraber ‘Erken Yaşta Matematik Becerilerinin Önemi’:

https://cangurses.wordpress.com/2018/01/13/erken-yasta-matematik-egitiminin-onemi-uzerine-notlar-ve-bir-proje/

  • Projeyi gerçekleştireceğimiz STK olan ÇimenEv hakkında bilgilerin de olduğu kısa bir not:

https://cangurses.wordpress.com/2018/01/18/heyecanli-ve-onemli-bir-projeye-dogru-adim-adim/

Bugün de ilan etmekten mutluluk duyuyorum ki;

24 Şubat’ta başlayıp 10 hafta sürecek ve 3. – 4. sınıflara yönelik bu programın kayıtları almaya bugünden itibaren başlıyoruz. Programla ilgili tüm detayları aşağıda bulabilirsiniz.

Programın Amacı

  • Çocukların, matematiğin önemini, anlamını ve faydalarını en erken aşamada anlamalarını sağlamak
  • Bu amaç doğrultusunda, matematiğin en temel kavramlarını en kolay algılayabilecekleri şekilde; oyunlarla sunmak
  • Her oturumda, deneyimleyerek tanıştıkları matematiksel kavramlar üzerinde kendi fikirlerinin oluşmasını sağlamak
  • Matematik dersinin zor olduğu, günlük hayatta işe yaramadığı vb. yanlış algılar henüz daha oluşmaya başlamadan, çocukları matematiğin gerçek, eğlenceli ve günlük hayatla bağlantılı yüzünü tanıtmak
  • En nihayetinde; çocuk yaştaki bireyde bilimsel ve matematiksel düşünceye dair ilk adımların atılmasını sağlamak

 

Programın İçeriği

10 hafta boyunca,

  • Geometri, Simetriler ve Uzamsal Düşünce
  • Mantık ve Algoritma
  • Sayı Dizileri ve Örüntüler
  • Olasılık ve Hayat
  • Oyun Teorisi (Yarışmacı ve İşbirlikçi Oyunların Mantığı ) ve Hayat

temaları, çocuklara simülasyonlar ve oyunlarla deneyim yaşatarak tanıtılacaktır.

 

 Programın Kadrosu

  • Can Gürses / Eğitmen
  • Uzman Klinik Psikolog Deniz Erdem / Danışman
  • Uzman Klinik Psikolog Cemre Soysal / Danışman
  • ÇimenEv Yöneticileri Melek Bahat, Sevim Kahraman ve gönüllüler.

Programın Yeri ve İletişim Bilgileri

  • Workshop, ÇimenEv Bilim ve Sanat Merkezi STK’sının

İnönü Mahallesi, çimen sokak, no:54 Harbiye, İstanbul

adresinde yapılacaktır.

  • ÇimenEv hakkında detaylı bilgi için:

www.cimenev.net

https://www.facebook.com/cimenevbilimvesanatmerkezi/

  • Organizasyon hakkında bilgi, iletişim ve kayıt için:

can.gurses@sinavuzmani.net

Programın Hedef Kitlesi, Süresi ve Ücreti

  • Workshop’a ilköğretim ve 4. sınıfta okuyan her çocuk katılabilir.
  • Etkinliğimiz 24 Şubat Cumartesi gününden itibaren 10 hafta boyunca her hafta sonu Cumartesi ve Pazarları olacaktır.
  • Her öğrenci 10 kişilik bir grup içerisinde haftada 1 oturum (1 saat) eğitim alacaktır.
  • Her gün 12.00-13.00; 13.30-14.30 ve 15.00-16.00 saatleri arasında 3 grup alma kapasitemiz vardır. Toplam kontenjanımız 60 öğrencidir.
  • Her oturum için katılım ücreti 100 TL olup ödemeler istenildiği takdirde oturum başına veya ilk 5 oturum için 450 TL ve tüm etkinlik için peşin 850 TL şeklindedir.
  • Etkinlikten elde edilen gelirin bir kısmı ÇimenEv’le bağış olarak paylaşılacaktır.

Ödeme Bilgileri: IBAN TR57 0006 2000 7230 0006 2978 79

HESAP İSMİ: SINAV UZMANI ARAŞTIRMA GELİŞTİRME SİSTEMLERİ BİLİŞİM HİZMETLERİ  

Bizleri çok heyecanlandıran bu atölye çalışması hakkında herhangi bir soru&geri bildirim&katkı için doğrudan can.gurses@sinavuzmani.net adresine email atabilirsiniz

 

Heyecanlı ve Önemli bir Projeye Doğru Adım Adım…

Geçen hafta, erken yaşta matematik algısının gelişmesinin önemine vurgu yapan bir yazmıştım:

https://cangurses.wordpress.com/2018/01/13/erken-yasta-matematik-egitiminin-onemi-uzerine-notlar-ve-bir-proje/

Bu yazıda, tam bu hedefe yönelik bir de Workshop planından bahsetmiştim. 22 Ocak’ta detaylarını ilan edeceğim bu Workshop’a daha ilan etmeden gösterilen ilgi için şimdiden çok teşekkür ederim.

3. ve 4. sınıflarda okuyan çocuklara yönelik planladığımız bu 10 haftalık Workshop için benimle:

can.gurses@sinavuzmani.net

adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazıyı gelişmeleri aktarmak, biraz ön bilgi vermek ve heyecanımı da paylaşmak adına yazıyorum:

Önceki yazıda bahsettiğim gibi projeyi gerçekleştireceğimiz yer benim zaten aynı yaş grubuna gönüllü Satranç dersi verdiğim ve dezavantajlı öğrencilere eğitim olanağı sağlayan bir STK.

Geçen gün bu mekanın tamamını gezip tüm kapasitesini görme imkanım oldu… Aklımdan geçen aktiviteleri mekanın kendisinde hayal ettim. 3-D printer kapasitesinin bile olduğunu gördüm… Önümüzdeki 5 hafta boyunca bilfiil yerinde planlamasını yapacağım. Farklı bir iş çıkacak.

Elimizde bana çok heyecan veren küçük bir okul var :)…

Burada çok iyi işler yapmak mümkün olacak gibi görünüyor, fazlasıyla heyecan yaptığımı söylemek isterim.

Workshop hakkında biraz ön bilgi vermem gerekirse:

  • 10 hafta uzunluğunda planlıyoruz; hafta sonları cumartesi ve pazarları olacak
  • Her gün 10’ar kişilik 3 grup alacağız. Her grup için haftada bir seans ve süresi 1 saat olacak
  • Mekan İstanbul Avrupa Yakasında
  • 22 Ocak’ta detayları ilan edip,  24 Şubat’ta başlamayı planlıyoruz.
  • Ücretli bir etkinlik olacak ve ücretin bir kısmı STK’ya bağış olarak gidecek. Bu projenin en sevdiğim taraflarından biri; kendi çocuğunuza eğitim aldırırken bir yandan da dezavantajlı çocuklarla çalışan bir STK’ya yardım etmiş olacaksınız.

Şimdilik benden bu kadar… Çalışmaya devam.

Sevgilerimle.

 

 

 

Erken Yaşta Matematik Eğitiminin Önemi Üzerine Notlar ve Bir Proje

Bir süreden beri bir STK’da her hafta Cuma günleri 8-10 yaş grubu çocuklara satranç dersi veriyorum… Aslında pek ders gibi de değil; isteyenle gerçekten, isteyenle tamamen kuralsız oyun oynuyorum(!)… Oyun oynayarak zaman geçiyoruz kısaca. Ancak haftalar ilerledikçe oyun içinde konuştuklarımızla bile gözle görülür ilerleme gördüm çocuklarda. Oyun içinde deneyimleyerek serbestçe öğreniyorlardı…

Anlatacaklarıma başlamadan önce aşağıdaki paylaşımda bahsettiğim proje ile ilgili bir şeyler söylemek istiyorum:

Uzun zamandır tam olarak kristalize ol(a)mamış bazı düşünceler, modelini tam kestiremediğim projeler, eksikliğini net hissettiğim bazı konular vardı kafamda…

Hayatımdaki bu ilk STK deneyimi bende bir kaç ışık yaktı diyebilirim.

Şubat ayının ortasından itibaren 3. ve 4. sınıf öğrencileri için ‘Matematik ve Matematiksel Düşünce’ temalı 10 haftalık bir Workshop yapacağım. Hedef; bu yaş grubundaki, henüz matematiğe yönelik algıları yeni oluşmaya başlamış, çocuklara Matematiksel kavramları, oyunlarla (kimi zaman simülasyonlarla) deneyimleterek tanıştırmak…

İlgili tüm detayları, gelecek hafta tamamen bu projenin detaylarına ayıracağım bir yazıda anlatacağım.

Beni oldukça heyecanlandıran bir hazırlık içindeyim… Hem bu yaş grubundaki çocuklarla zaman geçirmenin verdiği enerji hem de onlarla beraber Türkiye’de pek örneği olmayan bir iş yapacağımız için…

Türkiye’de STEM [Science-Technology-Engineering-Mathematics/Bilim-Teknoloji-Mühendislik-Matematik] eğitimi popüler bir tabir olarak eğitimle ilgili lügatımıza girmiş durumda… Bundan mutluyum ve umutluyum. Ancak uzun bir zamandır gözlüyorum ki bizim STEM’den anladığımız aslında sadece TE kısmı!.. Bunu STEM anahtar kelimesini taşıyan her etkinliğe/aktiviteye/projeye vs. ilk bakışta görmek mümkün.

STEM denilince robotlar ve kodlamayı anlıyoruz… Çok nadiren de olsa STEM’in S’si Science bağlamında bir takım etkinlikler de görüyorum. Ancak işin Matematik ile ilgili olan ajandası Türkiye’de sıfıra yakın. Özellikle de bahsettiğim küçük yaş grubundakilere yönelik olarak…

Kodlamayı, okullardaki ders programının bir parçası yapacak; neredeyse ‘her ilkokul öğrencisi 1. sınıftan itibaren kodlama öğrensin’ diyecek kadar obsesyon haline getirip kodlamanın ön koşulu olan mantık/algoritmik düşünce ve en nihayetinde Matematiğin kendisine bu kadar az önem vermek sadece bize özgü bir ironi olsa gerek..

Bunun sebebinin STEM’in eğitim sistemi içinde en az para eden harfinin M olmasından kaynaklı olduğunu söyleyerek konuyu burada bırakayım :)..

İleride ne demek istediğimin detayını başka bir yazıda anlatırım ancak madem olumlu bir iş yapmanın hazırlığındayız bu yazıda olumlu şeylerden bahsetmek istiyorum.

Bakınız Matematiğin M’si, STEM oluşumunun belki son harfi… Ancak hepsinin ön koşulu!.. Pozitif bilimlerin, Teknoloji ve Mühendislikle ilgili herhangi bir şeyin ön koşulu iyi bir Matematik eğitimi ve algısıdır.

Daha da ötesi iyi matematik algısı olmayan bir birey; hem yazılı hem sözlü olarak kendini ifade edişinde de büyük sorunlar yaşar…

K4 grubundaki (1-4. sınıf) çocuklar da matematiksel kavramlarla, bunların hayattaki yerleri ve bağlamıyla henüz tanışmaya başlayan bir yaş grubu olduğu için o kadar değerli ki… Üstelik tüm eğitim hayatı boyunca üzerinde sınav kaygısı olmayan tek grup. Bazı önemli kavramlarla, tam da bu aşamada, sınav kaygısı olmadan en doğru şekilde tanışmalılar…

Düşündüklerimi destekleyen çalışmalar var mı acaba diye eğitim literatürüne şöyle bir baktığımda karşımda bir okyanus buldum!.. Erken yaşta matematik eğitiminin gerekliliği, faydaları ve yöntemleri konusunda yazılmış binlerce kitap ve makale mevcut.

Bakınız aşağıdaki notlar henüz ön çalışmalarımda karşılaştıklarım:

  • İlgili kitabın 10. sayfasından bir alıntı

workshop1

Ref: https://books.google.com.tr/books?hl=en&lr=&id=jCge1O7gc60C&oi=fnd&pg=PP2&dq=mathematics+learning+early+years&ots=tIhPaPRfON&sig=PLZrtgTFv8vMmq5EpvrOzkslmME&redir_esc=y#v=onepage&q=mathematics%20learning%20early%20years&f=false

“Çocukların matematik eğitimine erken başlamasının, olabilecek ve hatta olması gereken bir şey olduğu araştırmalarla destekleniyor…” diye başlıyor paragraf.

  • ABD Ulusal Araştırma Komitesi’nin raporundan bir alıntı

workshop2

Ref: https://books.google.com.tr/books?hl=en&lr=&id=R4Eap3wxpLsC&oi=fnd&pg=PP2&dq=mathematics+learning+early+years&ots=iq-ksPZVIx&sig=6L824qfhJVBzeJSRYBPECARpwAE&redir_esc=y#v=onepage&q=mathematics%20learning%20early%20years&f=false

Çocukların matematik eğitiminde üzerinde önemle durulan iki önemli konudan biri Geometri ve Uzamsal Düşünce… Hazırladığım Workshop’un içinde buna uzun zaman ayırmıştım, bağımsız olarak sonrada akademik olarak desteklendiğini görmek güzel ve cesaretlendirici oldu.

  • Burada; en dikkatimi çeken, erken matematik eğitiminin sonrasında okuma becerisinin gelişimine etkisine yapılan atıf!Ben hatta bunun kompozisyon yazma becerisini de etkilediğine eminim. Mantık ve Algoritmik düşünce, okuma&yazma ve okuduğunu anlama ile doğrudan ilişkili. Workshop’ın merkez hedeflerinden biri Mantık&Algoritma algısını çocuklara bizzat deneyimlerle tanıtmak…

    Öğretmek kelimesini kullanmayı istemiyorum, bu etkinliğin büyük bölümünde çocuklar onlara tanıtmak istediğimiz kavramları yaşayarak deneyimleyecek demeyi tercih ediyorum… Umarım her biri kendi özgün çıkarımlarını yapacak noktaya gelecektir.

 

  • Daha bir çok kaynağın ortak olarak üzerinde önemle durduğu mevzu şu:

Doğru bir matematik eğitimi almış; matematiksel kavramların hayattaki bağlamının ne olduğu algısı oturmuş bireylerin sadece ilerideki akademik hayatlarında değil iş ve aile hayatlarında da başarılı olduklarını görüyoruz.

Hatta matematiksel kavramların çocukta oturmaya başlamasıyla fMRI analizlerinde çocukların beyninde fiziksel bazı değişimlerin olduğu bile gözlenmiş.

……

Çocuk yaştaki bir insan için bunlardan daha önemli ne olabilir?!..

Dediğim gibi planladığımız proje beni uykularımı kaçıracak derecede heyecanlandırıyor…

Bu yaş grubuyla tanıştıkça aslında dimağlarının ne kadar açık olduğunu bir kez daha anladım… Her şeye bu kadar açık ve tarafsız yaklaştıkları bu devirlerinde tek ihtiyaçları olan onlara doğru şekilde yaklaşacak bir eğitim sistemi ve doğru yön veren mentorlar…

Her insan gibi çocukların da başına gelebilecek en kötü şey; yetersiz bir algıya tabi olmaktır…

….

Not: Bahsettiğim Workshop ile ilgili gerekli tüm detayları önümüzdeki hafta sunuyor olacağım. 

TEOG’un kaldırılması hakkında sorular/cevaplar ve bir tahmin…

Malum son bir kaç gündür ülkenin gündemini değişen sınav sistemi meşgul ediyor… Oldukça doğal çünkü görünen ilk gerçek;

Yeni sınav sisteminin (ya da sınavsız sistemin) ne olacağı tam olarak netleşmeden TEOG’un kaldırıldığı.

Şimdi şunu öncelikle belirteyim ve zaten daha önce defalarca yazdım. Türkiye’nin parametrelerine bakalım;

  • Mevcut nüfus ~80 milyon
  • Nüfus büyüme oranı ~%1.4
  • Toplam öğrenci sayısı ~23 milyon

Bu şartlar altında, nüfusu bu kadar hızlı büyüyen bir ülke için, her yaş grubunda merkezi sınav sistemi olmadan bir çözüm üretmek imkansıza yakın… Özellikle de şimdiki gibi ön hazırlık olmadan.

Sınavsız alternatiflere bakalım:

  1. Her okul kendi sınavını yapacak: Bunu konuşması bile bana garip geliyor… Ne olacak? Dezavantajlı bölgelerde okuyan gençler, aileleri ile beraber İstanbul, Ankara, İzmir turu yapıp okul okul sınava mı girecek?

Bu soru bile bu ihtimali daha derin analiz etmeyi düşünmemi engelliyor.

      2. Nota Dayalı Sistem: Okullar arasındaki uçurum, eğitimdeki kalite farkı, not vermede doğacak devasa standart sapmalar vs. Sade nota dayalı bir sistemin getireceği eşitsizlikleri düşünmek bile acı. Zaten daha önce belli oranda süper liseler vs. ile denenmiş ve vazgeçilmiş bir seçenek. Tamamen nota dayalı bir sistem ise açıkça notların satın alındığı bir yapıya kadar götürür eğitim sistemini.

     3. Temel becerilere dayalı öğrenci seçme: Bunun da altyapısının olmadığı, özellikle de dezavantajlı bölgelerdeki okullarda bu kavramın tanımı bile olmadığı çok açık… Amerika’da bile kısmen gerçekleşen bir sistemin burada altyapı hazırlığı dahi olmadan yapmaya çalışmak olasılık dışı…

    4. Yerel Bazlı Yerleştirme: Bunu sona sakladım, çünkü bir şekilde bu yöntemin bir versiyonunun gerçekleşeceğini düşünüyorum (ve bu tahminimde yanılmayı çok istiyorum)

Şöyle bir bakıp:

i) Türkiye’de özellikle son yıllarda büyüyen okul gruplarının her ilde ardı ardına ne kadar hızlı okul açtıklarını;

ii) Yerel eğitim programı kavramının; yani Türkiye’nin farklı bölgelerinde, ihtiyaca göre farklı müfredatlar, bu aralar tekrar popülerleşmesini;

iii) MEB’in yeni bazı düzenlemeleriyle ortaya çıkan; bir çok ilçede sadece belli tip okulların açılabilme durumunu;

gördükçe gidişatın bu şekilde olma olasılığı benim gözümde büyüyor…

Yani, yerel bazda seçenekler ‘ya belli özel okul grupları ya da belli tip devlet okulları’ olacak… Bu bazı yerlerde doğal olarak sadece devlet okulları seçeneğini de beraberinde getirecek.

Yalnız konu eğitim olunca bazı şeyler unutulmamalı:

  • Eğitimde ilk ve son şart, her zaman ve her şekilde ‘Fırsat Eşitliği’ olmalı
  • Yerel bazlı yerleştirme gerçekleşecekse; çocukları için her şeyi yapmayı göze almış ailelerin küçük şehirleri terk edip büyük şehirlere göçmeyi ciddi ciddi düşünmeye başlayacağı; hatta mümkünse yurt dışına çıkarmak dahi isteyebileceği göz ardı edilmemeli
  • Bu belki şu an herkesin en son umurunda olan konu ancak ülke ekonomisi için çok önemli olduğunu düşündüğüm bir mevzu… Eğitim, Türkiye’de muhtemelen potansiyeli en az değerlendirilen sektör. 23 milyon öğrenci ve ailelerinin vazgeçmeyeceği tek konu (sağlıkla beraber). Ancak eğitime yapılan, hem özel hem devlet yatırımlarının neredeyse tamamı okullaşma üzerine. Düşünün, Dünya Bankası’nın 2030’ların en büyük şirketinin bir dijital eğitim şirketi olacağını öngördüğü bir devirde bizde bu sektör henüz yok bile.

Sebebi de çok açık değil mi?!

Ortalama her iki yılda bir sistemin değiştiği bir sektörün yatırım alması mümkün mü?

Yapanlar da zaten karlılığın en garanti olduğu ‘okullaşma’ yöntemiyle büyüyor…

Güzel söylüyorsun da kardeşim, ‘Çare önerin var mı?’ diyecek olursanız… Evet var:

Öncelikle ne yazık ki ‘merkezi sınav sistemi’nden kaçamayacağımız gerçeğini kabul edelim. Eğitimde çok başarılı ülkeler olan ve dinamikleri bize benzeyen Güney Kore, Çin vb. ülkelerde bu gayet başarılı yürüyor.

‘Ama Finlandiya’da…’ ile başlayan bir cümleyi duymak dahi istemiyorum artık çünkü ülke dinamiklerimiz arasında bu kadar uçurum olan Finlandiya’dan örnek veren bir eğitimciyi ciddiye almam mümkün değil ne yazık ki… Unutun artık şu Finlandiya hikayelerini!

Merkezi Sınav gerçeğinin kabulünden sonra oturup bu sınavın nasıl olması gerektiğini, neleri ölçmesi ve nasıl ölçmesi gerektiğini konuşabiliriz. Çünkü evet bu ölçmenin metodu kesinlikle TEOG değil ama bunun çözümü de ne yazık ki sınav gerçeğini tümden kaldırmak değil korkarım ki…

Bireyleri cezalandırmadan yetenek ölçen, onları farklı yetenek/beceri gruplarına ayırabilen bir sınav sistemi gayet mümkün. Ve bunu altyapısını da hazırladıktan sonra 3. seçenek olan beceri bazlı portfolyo sistemi ile birleştirmek de mümkün.

Prensipte ABD’deki üniversitelere giriş, nasıl SAT/ACT sınavları + öğrenci portfolyosu ile gerçekleşiyorsa burada da yapmak mümkün ancak işin merkezi sınav ayağını tamamen kaldırırsak korkarım ki imkansızı istemiş oluruz.

Eğitimdeki dönüşüm sürecinin üniversite sınavına etkisi

Üniversite sınavına gireli 19 yıl olmuş!.. O zamanlar ÖSS ve ÖYS isminde iki sınav şeklinde yapılan sistem defalarca değişikliğe uğrayıp yine eski formatına bu sefer YGS ve LYS isimleriyle dönmüş görünüyor.

Şimdiki LYS’ye karşılık gelen ÖYS’ye girdiğim zamanı hatırlıyorum… Sınavın başlamasından yarım saat sonra dışarıdan, o zamanlar öğrencilerin dikkatini dağıtsın diye “şaka amaçlı” kasten okul kenarlarına bırakılan teyplerden gelen bangır bangır bir müzik sesi… Biri o teybi bulup susturana kadar dağılan konsantrasyon; tam rahatladık derken sınavın ortasında kimlik kontrolü yapan gözetmen… Sınıftan sinirinden ağlayarak çıkanlar bile hatırlıyorum o gün…

Okumaya devam et