Empatinin İzafiyeti Üzerine

Bugün yabancı bir makalede empati üzerine söylenmiş bir söz gördüm… Tüm gün aklımdaydı:

“Empathy is a clock that ticks in the consciousness of others…”

Empati, bir başkasının bilincinde/farkındalığında çalışan bir saattir

Müthiş bir laf…

Hazır İzafiyet Kuramı üzerine uzunca bir yazı dizisini de bitirmişken sabah sabah düşündürdü biraz… Sözün sahibi empatinin göreliliği bağlamında söylemiş…

Empatinin ne kadar göreceli bir kavram olduğunu, zamanın göreliliği üzerinden anlatmayı dahiyane buldum…

Kasıt böyle mi bilmiyorum ama bana düşündürdükleri şöyle:

Özel görelilik kuramı, bize göre çok hızlı cisimler için zamanın daralacağını, mesafelerin küçüleceğini belirtir… 

GR15

Şimdi yukarıdaki küpü ‘karşınızdakinin bakış açısı’ olarak; animasyonda altta sürekli artan hızı da fikir olarak sizden farkı olarak düşünün.

Herkesin kendi içsel saati, sizin bakış açınız ile bir başkasının size bakış açısı arasındaki (Fizik tabiriyle referans noktasının) uzaklaşma hızı ile belirlenir!..

Uzaklaşma hızının fazlalığı, aynı fizikte olduğu gibi, karşı tarafın içsel saatinde bir yavaşlama; içsel saatte yavaşlama da düşük farkındalığı… Dar görüşlülüğü getirir.

Dolayısıyla empatinin belirleyici unsuru, sizin bakış açınıza göre herhangi bir hızda sizden uzaklaşan bir başka bakış açısının değişen içsel saatidir… Ve o saat hep yavaşlar; karşıdakinin farkındalığını azalmış görürürüz. O artık ‘size göre’ dar görüşlüdür… Aynı animasyonda daralan küp gibi.

Gerçekten de bu böyledir; bakış açısı birbirinden hızla uzaklaşan insanlar nadiren diğerinin farkındalığının arttığı, daha gelişmiş biri haline geldiğini düşünür!..

İşin komik tarafı sizin hakkında bunu düşündüğünüz insanın da sizin hakkınızda tam olarak aynını düşünmesidir… O da kendi noktasından sizin içsel saatinizi yavaşlıyor olarak görür… Düşük bilinç sahibi olan sizsinizdir.

Birbirinden hızla uzaklaşan iki insanın da bir diğerini dar görüşlü olarak görmesinin dayanılmaz hafifliği!..

olarak özetleyebiliriz.

Ve bu durumun yaşanmayacağı; içsel saatlerin senkron olduğu tek ihtimal her iki bakış açısının da birbirine göre aynı hızda hareket ettiği (veya durduğu andır)…

İçsel saati senkron olan insanların birbirine empati göstermesi daha kolaydır.

Tabii tüm bu makaleden kasıt bunlar mıydı?! Bilmiyorum… Ama bana düşündürdükleri bunlar:

https://www.brainpickings.org/2017/09/04/alan-burdick-why-time-flies-empathy/

 

Reklamlar

ASIL ÇOK GÜZEL HAREKETLER; BUNLAR!

– Çok suratsız, adamın suratında meymenet yok!..
– Kıza bak ya, yüzü ışıldıyor, bakışı insana mutluluk veriyor.
– Adamın duruşuna, hareketlerine bak; tam bir lider üstelik çok da zeki.

Eskiden olsa, bu tip laflar edenlerle dalga geçerdim. Hepsine de bir cevabım olurdu:

– Arkadaşım belki kötü bir gün geçiriyor, çocuğu tanımadan etmeden…
– Yahu sen bu kızı bir de kendi ortamında gör bakalım. Mutluyum, neşeliyim, bıcır bıcırım… Hep oyun hocam bunlar.
– Hadi duruşundan liderlik özelliğini çıkarmanı anladık da zeki olduğunu nasıl anladın be güzel kardeşim!

RESİM5

Herkesin her dediğine karşı bir tez üretme, bilimle uğraşan, akademide olan çoğu insanın ortak bir hastalığı.

Buna bir de temel bilimlerle uğraşanların taa öğrencilik zamanlarından itibaren sosyal bilimleri küçümseme sendromu eklenince bazen benim gibi adamlara laf anlatmak zor olabiliyor!..

http://www.radikal.com.tr/hayat/asil_cok_guzel_hareketler_bunlar-1173889 Okumaya devam et