Sen Sen Ol Bu Dalgaya Gelme Arkadaşım!

Tarih 2011 Eylül; Bursa’da Uğur K. isminde bir tarikat şeyhinin müritleriyle cinsel ilişkiye girdiği haberi patlar. Mağdur müritler ifadelerinde, şeyhin kendilerine “daha iyi müslüman olabilmeleri için badelenmeleri gerektiği” ni telkin ettiğini söyler. Badelenmekte ne ola?! diyecek olursan cevap kısaca “oral seks” arkadaşım…

Tarikat şeyhi ise ifadesinde; bu badelenme işinin olayın fıtratında olduğunu, kendisinin de önceki şeyhten el alırken badelendiğini !, olayın tamamının “tarikatın gerektirdiği bir usul ve caba” olduğunu söyler.

Dahası, yaptığının bir fedakarlık olduğunu, müritleri istedikten sonra onların taleplerini reddedemeyeceğini belirtir.

Ve ortaya çıkar ki bu arkadaşımız gerçekten hiç bir müridinin talebini reddetmemiş, kadın erkek ayırt etmeden badeleyebildiğini badelemiştir…
Taa 3 yıl önceki bu olay nereden mi aklıma geldi?

Geçenlerde Ayşe Arman’ın yogacı Akif Manaf skandalı üzerine hazırladığı seri röportajları okurken. Özellikle de en son Akif Manaf’ın kendisiyle yapılan röportajı…

yoga1 Okumaya devam et

Reklamlar

Tübitak’a Şifreli Bir Sorum Var

http://www.radikal.com.tr/yazarlar/can_gurses/tubitaka_sifreli_bir_sorum_var-1204129

Radikal ve Cumhuriyet Bilim Teknik…

Yayıncılığın zıt uçlarında bir gazete ve dergi…

Şanslıyım ki ikisinde de yazdım…

Biri tamamen dijital ortamda, artık basılı hali olmayacak diğeri ise tamamen basılı formatta ve dijital hali hiç olmadı…

Paralel evrenler gibiler !..

Mevzu, Orhan Bursalı’nın Cumhuriyet Bilim Teknik’in bir önceki haftaki sayısındaki köşesinde bahsettiği, Tübitak’ın çocuklar için yayınladığı bir bilim kitabında geçen ifadeler… Okumaya devam et

KÖY ENSTİTÜLERİ 2.0 MI GELİYOR?

Matematik Köyü’nü artık matematikle ilgili veya ilgisiz herkes tanıyor. Aziz Nesin’in oğlu Ali Nesin’in girişimiyle 2007’de imece usülü kurulan bu oluşum dünyada türünün ilk ve benim bildiğim kadarıyla tek örneğidir. Her yıl ortalama 4000 kadar gencin çeşitli zamanlarda gidip matematik öğrendiği bir yer.

Peki matematik öğretmekten başka ne işe yarıyor bu Matematik Köyü diyecek olursan cevabı basit. Katılımcıların sadece matematik öğrenmekle kalmayıp tartışmayı, özgürce düşünebilmeyi, sınırlarını zorlamayı ve hatta “kızlı erkekli” demeden beraber yaşamayı öğrendiği bir yer Matematik Köyü… Yani insan olmayı öğrendiği bir mekan.

Matematik öğrenmenin getirdiği özgürlüğü kaldıkları süre boyunca hayatlarında da kullanmayı öğrenebilecekleri bir yer…

matköyü1

Matematiğin hayatla tam olarak ne ilgisi var dersen onun da cevabı basit: Okumaya devam et

Âşık olmanın da bilimi var!

http://www.radikal.com.tr/hayat/asik_olmanin_da_bilimi_var-1197546

Ülkenin bilim ve eğitim gündemi gerçekten çok karışık… Birbirini öldüren akademisyenler, yeni YÖK disiplin kuralları, otel gibi puanlama sistemine tabi tutulacak olan özel okullar ve dahası… Diyeceksin ki normal gündem çok mu sakin?!.. Oradaki durum tabii daha fena… Çok az kaldı, günlük hayatımızın en yeni parçası haline gelen İŞİD ile üşütmek üzereyiz…

ask3

Geçtiğimiz Cumartesi uzun ve sıkıcı bir toplantıdan çıkıp kendimi zar zor bulduğum taksiye yeni atmış radyoda haberleri dinlerken, işte bu düşüncelerle aklımdan “bu haftada yazacak olumsuz dünya kadar gelişme mevcut” gibi fikirler geçmeye başlamıştı bile…

Taa ki taksiciyle olan muhabbet koyulaşmaya başlayana dek… Okumaya devam et

Soma’daki Savaş Alanından Mektuplar ve 19 Mayıs

http://www.radikal.com.tr/hayat/somadaki_savas_alanindan_mektuplar_ve_19_mayis-1192695

Bugün 19 Mayıs 2014… Türkiye’nin kurtuluş mücadelesinin başlangıcının 95. yılı.

Bugün Soma faciasının üzerinden neredeyse bir hafta geçti.

Bugün ne bu köşenin teması olan bilimle ilgili bir şey yazmak geliyor içimden ne de uzun uzun araştırdığım istatikleri paylaşmak.

Bugün bilimin, rasyonel düşüncenin bittiği gün…

soma 1

Taa 1860’ların İngiltere’sinin, 1900’lerin Amerika’sının “ileri teknolojilerine” verilen referansların daha ne kadar ileriye… Pardon pardon geriye gidebileceği artık ancak hayal gücümüzle sınırlı.

Ben düşündüm, Mısır piramitlerinin yapımında da binlerce işçinin öldüğü biliniyor… Atlamamak lazım…

İlan edilen 3 günlük milli yas ve iptal edilen 19 Mayıs kutlamalarını düşünürken, bu felaket olmasaydı da 19 Mayıs’ı doğru düzgün kutlayabilir miydik diye düşünmekten kendimi alamıyorum…

Her şey bir yana, kendimize en gerçek halimizle soralım ve dürüstçe cevap verelim: Okumaya devam et

Akademisyen Olacaksan Önce Neden Olmaman Gerektiğini Düşün

http://www.radikal.com.tr/hayat/akademisyen_olacaksan_once_neden_olmaman_gerektigini_dusun-1188898

Geçen hafta YÖK Başkanı Prof.Dr.Gökhan Çetinsaya, Türkiye’nin akademisyen açığı ile ilgili bazı açıklamalarda bulundu. Uzun istatistiki verilerle dolu açıklamanın özeti şu:

Prof. Çetinsaya, Türkiye’nin öğrenci başına düşen doktoralı akademisyen oranının OECD standartlarının gerisinde olduğunu ve bir an önce OECD ülkeleri seviyesine gelinmesi için çalışmalara başlanacağını belirtip ekliyor;

Doktora eğitiminin kapsamını genişleteceğiz ve şu an verilen 4 bin mezunun sayısını 10 bine çıkaracağız…

Şöyle bir bakalım;

Temel amaç, OECD ortalamasını yakalamak yani rakamsal hedefi tutturmak.

Yöntem; mevcut sistemde doktoralı sayısının nasıl artırılacağı düşünüleceğine sistemi gevşetmek, sulandırmak ve bu yolla, doktoralı akademisyen sayısında %250 artış beklemek.

Konu eğitim ve bilim olduğunda salt rakamsal hedeflerin hiç bir anlam ifade etmediğini; bir konuyu çözelim diye ürettiğimiz içi boş çözümlerin başımıza bin tane yeni sorun çıkaracağını görmek için bir tecrübeye daha ihtiyacımız var anlaşılan.

Dikkat edelim de; OECD ortalamasını yakalayalım diye doktora kavramının içini boşaltıp yarattığımız on binlerce yeni akademisyen, Türkiye’yi zaten zayıf olduğu bir başka OECD ortalaması olan akademisyen başına düşen nitelikli yayın indeksinde yerin dibine sokmasın!.. da kaş yapalım derken göz çıkarmayalım.

phd-student

Herşey bir yana bu doktora konusu beni eski günlere götürdü. YÖK için amacın nitelikten çok nicelik olduğu bir ortamda akademisyen adayı arkadaşlara sadece bir tavsiyem olacak… Okumaya devam et

Türkiye’nin özür borçlu olduğu bir bilim adamı: Feza Gürsey

http://www.radikal.com.tr/hayat/turkiyenin_ozur_borclu_oldugu_bir_bilim_adami_feza_gursey-1186414

Doğumu 7 Nisan 1921
Vefatı 13 Nisan 1992
Annesi Sorbonne’dan doktoralı kimyager Prof.Dr. Remziye Hisar. Darülfünun’un fen okuyan ilk kız öğrencilerinden…

Babası tıp doktoru, aynı zamanda fizikçi ve öğretmen Reşit Süreyya Bey.

feza1 Okumaya devam et