BİLİM ve SANAT YAZ OKULU İLANI

Bu yazının amacı;

Yeni ilan ettiğimiz Bilim ve Sanat Yaz Okulu ile ilgili olarak ÇimenEv’in sayfasında bulunan özet bilgilerin üzerine biraz daha detay bilgiler vermektir. [Bu sayfa düzenli olarak güncellenecektir]

Öncelikle kayıt yaptırmak isteyenler aşağıdaki bağlantıya tıklayarak kayıt formuna ulaşabilir:

Kayıt Formu

Sorularınız ve detaylı bilgiler için Can Gürses ile iletişime geçiniz

Email: can.gurses@sinavuzmani.net
GSM: 0532 5080982

Programın Adresi:

İstanbul Harbiye’de ÇimenEv:
İnönü Mahallesi, Çimen Sokak No: 54

 

Programın Hedefi;

  • Çocukların, matematiğin, bilimin önemini, anlamını ve faydalarını en erken aşamada anlamalarını sağlamak
  • Bu amaç doğrultusunda, bilimin en temel kavramlarını en kolay algılayabilecekleri şekilde; atölyeler ve etkinliklerle sunmak. Sanat atölyelerinde kendilerini özgürce ifade edebilme becerilerini geliştirmek.
  • Her oturumda, deneyimleyerek tanıştıkları bilimsel/teknik kavramlar üzerinde kendi fikirlerinin oluşmasını sağlamak.
  • Bilimin zor olduğu, günlük hayatta işe yaramadığı vb. yanlış algılar henüz daha oluşmaya başlamadan, çocukları bilimin gerçek, eğlenceli ve günlük hayatla bağlantılı yüzünü tanıtmak.
  • En nihayetinde; çocuk yaştaki bireyde bilimsel ve matematiksel düşünceye dair ilk adımların atılmasını sağlamak.
  • Sanat atölyeleri bağlamında; çocukların özgür düşünebilme ve kendilerini ifade becerilerini geliştirmeye dair bilimle beraber en önemli araç olan sanat atölyeleri, bizim için kaçınılmazdı. Bu yüzden zamansal olarak teknik derslerle eşit ağırlıkta bir sanat atölyesi programı yaratmaya özen gösterdik.

 

YAZ OKULU ÜCRET BİLGİSİ

Bir  Yaz Okulu döneminin Katılım Ücreti: 2000 TL + KDV olacaktır.

Ödeme Bilgileri: IBAN TR57 0006 2000 7230 0006 2978 79

HESAP İSMİ: SINAV UZMANI ARAŞTIRMA GELİŞTİRME SİSTEMLERİ BİLİŞİM HİZMETLERİ 


 

  • Atölyeler ve STEM Eğitimine bakışımız hakkında daha detaylı bilgi almak için:

https://cangurses.wordpress.com/2018/01/13/erken-yasta-matematik-egitiminin-onemi-uzerine-notlar-ve-bir-proje/ 

  • Yakın geçmişte Stanford Üniversitesi’nde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre; “Matematiğe karşı olumlu bir tutum sahibi olmanın, başarıya ulaşmak için zeka kadar önemli olduğu sonucuna varılması” üzerine:

https://cangurses.wordpress.com/2018/01/27/olumlu-tutum-ve-cocuklarin-matematik-basarisi-uzerine/


 

Mevcut Atölyelerden haftalık özetlerini okumak ve atölyeden görsel ve videoları izlemek için: 1. Hafta2. Hafta3. ve 4. Hafta ve 5. Hafta 

Etkinliklerden bazı fotoğraf ve videolar:

Reklamlar

2. ÇOCUKLAR için OYUNLARLA MATEMATİK ATÖLYESİ İLANI

1.5 aydır devam eden Çocuklar için Oyunlarla Matematik Atölyesine gelen taleplerden sonra yeni grupların artık açmanın zamanı geldi!..

Bu sefer 3. ve 4. sınıflara ek olarak 5. ve 6. sınıf öğrencilerine de gruplar açtık.

Şimdilik toplamda 3 yeni grup açıyoruz.

  • 5. ve 6. sınıflar için Cumartesi 13.30-14.30 veya Pazar 12-13 oturumu
  • 3. ve 4. sınıflar için de Pazar günü 13.30-14.30 arasındaki oturumu seçebilirsiniz.
  • Bir de aynı yaş grupları için Mayıs başından itibaren Mini Atölye olarak adlandırdığımız 5 haftalık bir atölye daha açıyoruz.

Şu an devam eden atölyelerin haftalık özetlerini okumak ve atölyeden görsel ve videoları izlemek için: 1. Hafta, 2. Hafta, 3. ve 4. Hafta ve 5. Hafta 

Kayıt yaptırmak isteyenler kayıt formunu doldurabilirse çok seviniriz:

Kayıt Formu

 

PROGRAM BİLGİLERİ

Programın Amacı

  • Çocukların, matematiğin önemini, anlamını ve faydalarını en erken aşamada anlamalarını sağlamak
  • Bu amaç doğrultusunda, matematiğin en temel kavramlarını en kolay algılayabilecekleri şekilde; oyunlarla sunmak
  • Her oturumda, deneyimleyerek tanıştıkları matematiksel kavramlar üzerinde kendi fikirlerinin oluşmasını sağlamak
  • Matematik dersinin zor olduğu, günlük hayatta işe yaramadığı vb. yanlış algılar henüz daha oluşmaya başlamadan, çocukları matematiğin gerçek, eğlenceli ve günlük hayatla bağlantılı yüzünü tanıtmak
  • En nihayetinde; çocuk yaştaki bireyde bilimsel ve matematiksel düşünceye dair ilk adımların atılmasını sağlamak

Programın İçeriği

10 hafta boyunca,

  • Geometri, Simetriler ve Uzamsal Düşünce
  • Mantık ve Algoritma
  • Sayı Dizileri ve Örüntüler
  • Olasılık ve Hayat
  • Oyun Teorisi (Yarışmacı ve İşbirlikçi Oyunların Mantığı ) ve Hayat

temaları, çocuklara simülasyonlar ve oyunlarla deneyim yaşatarak tanıtılacaktır.

Programın Yeri ve İletişim Bilgileri

  • Atölye, ÇimenEv Bilim ve Sanat Merkezi STK’sının

İnönü Mahallesi, çimen sokak, no:54 Harbiye, İstanbul

adresinde yapılacaktır.

  • ÇimenEv hakkında detaylı bilgi için:

www.cimenev.net

https://www.facebook.com/cimenevbilimvesanatmerkezi/

  • Organizasyon hakkında bilgi, iletişim ve kayıt için:

can.gurses@sinavuzmani.net 

Programın Hedef Kitlesi, Süresi ve Ücreti

  • Workshop’a ilköğretim 3.- 4. sınıfta ve 5.-6. sınıfta okuyan her çocuk katılabilir. Bu yaş grupları ayrı ayrı gruplarda olacaklardır.
  • Etkinliğimiz 14 Nisan Cumartesi gününden itibaren 8 hafta boyunca her hafta sonu Cumartesi ve Pazarları olacaktır.
  • Her öğrenci 10 kişilik bir grup içerisinde haftada 1 oturum (1 saat) eğitim alacaktır.
  • 5. ve 6. sınıflar için Cumartesi 13.30-14.30 veya Pazar 12-13 oturumlarını 3. ve 4. sınıflar için Pazar 13.30-14.30 oturumlarını tercih edebilirsiniz.
  • İlk oturum için katılım ücreti 100 TL olup devam edilmek istenildiği takdirde ilk 4 oturum için 400 TL ve tüm etkinlik için peşin 800 TL şeklindedir.
  • 5 Mayıs’ta başlayacak Mini Atölyemizin ise katılım bedeli 500 TL’dir.
  • Etkinlikten elde edilen gelirin bir kısmı ÇimenEv’le bağış olarak paylaşılacaktır.

Ödeme Bilgileri: IBAN TR57 0006 2000 7230 0006 2978 79

HESAP İSMİ: SINAV UZMANI ARAŞTIRMA GELİŞTİRME SİSTEMLERİ BİLİŞİM HİZMETLERİ  

Herhangi bir soru&geri bildirim&katkı için doğrudan;

can.gurses@sinavuzmani.net adresine email atabilirsiniz

 

Matematik Atölyesi ve Çocukları / Atölyedeki 5. Hafta

Bu hafta, atölyenin programının yarısına gelindiği haftaydı… Önceki haftalarda 2D-3D geometri, simetri, olasılık, örüntüler vb. konularla tanışan öğrenciler bu hafta ‘Oyun Teorisi’ ile tanıştılar!.. Bu atölyeyi tasarlamaya başladığımdan beri aklımda bir şekilde çocuklarla Oyun Teorisi bağlamında bir şeyler yapmak vardı… Ve her şeyi ne kadar çabuk kavradıklarını gerçekten hayretler içinde gözledik.

Etkinliklerde yaptıklarının gerçek hayatla olan ilgisini fark ettikleri andan itibaren kat ettikleri aşama inanılmaz…

Örneğin; bir popülasyonu oluşturan farklı karakter yapısına sahip bireylerin arasındaki “güven parametresi”nin değeri

  • Az ise, o popülasyonu ‘hileci karakterlerin’
  • Fazla ise, o popülasyonu ‘adaletli ve hataya bir şans daha veren karakterlerin’

domine edeceğini hemen hissettiler… Günün birinde daha da büyüdüklerinde, atölyedeki bu etkinliği hatırlayıp gülümseyecekler :)…

Bazı ufak notlar:

  • Çocuklardan bazıları oynattığımız oyunda puan kazanacaklarını bilmelerine rağmen hep dürüst davranan oyun karakterini aldatmak istemedi :).. Normalde erişkin bireylerin ~%100’ü muhtemelen gerçek hayatta bile bu durum için vicdan yapmazken çocukların bir kısmı oyun ortamında bile vicdanlı davranmasını biliyor.
  • Etkinliklerin içerikleri ile ilgili çok fazla talep geliyor;

Daha önce de belirttiğim gibi, etkinliklerin içeriği bizim know-how’ımız kapsamında. Bunu daha sonra sistematik şekilde eğitmen eğitimi yöntemiyle aktarabiliriz ancak açık kaynak yapmamız mümkün değil. Zaten aynı konuyu tekrar işlesem muhtemelen farklı etkinlik tasarlarım, o yüzden eğitimcileri de buna teşvik etmekten başka şu an yapacak bir şeyim yok. Konu sadece etkinlik tasarlamakla da bitmiyor, bir etkinliği neden belli şekilde tasarladığınızın sadece sizin bildiğiniz bir bağlamı oluyor… İşte asıl mevzu, benim ve arkadaşlarımın çocuklara Matematiğe dair vermek istediğimiz bu bağlamda aslında. Yapılan etkinlikler bunun bir aracı sadece. O bağlamı veremeden aynı etkinliği yapmak da hedefin içini boşaltır…

  • Haftaya (yüksek ihtimalle hafta ortasında) YAZ OKULU programını ve detaylarını ilan edeceğim… Bunun heyecanı içindeyim. Şu an tüm vaktimi, enerjimi ve yazın tamamını bu konuya ayırdım. 3. sınıflardan 8. sınıflara kadar kayıt mümkün olacak [ancak sınırlı sayıda… ilan edeceğim].
  • Olayın güzel tarafı, insanlar kendi çocuklarının eğitimine olumlu bir katkı yaparken aynı zamanda yaz okulunu yapacağım ÇimenEv’de ihtiyacı olan öğrencilere de yardım etmiş olacaklar [Gelirin bir kısmı ÇimenEv’e bağış olarak gideceği için].
  • Erken iletişime geçmek isteyenler için: can.gurses@sinavuzmani.net

Sizi 5. haftadan görüntülerle baş başa bırakıyorum:

 

Matematik Atölyesi ve Çocuklar / Atölyedeki 3. ve 4. Hafta

Çocuklar için Oyunlarla Matematik Atölyesinde 4. haftayı devirdik…

  • Son iki haftada işlediğimiz konular Sayı Dizileri & Örüntüler ve Olasılık konularıydı…

Özellikle Olasılık konusunun işlenmesinin taa 8. sınıfa bırakılması bence eğitim programı açısından inanılmaz bir eksiklik… 4-5. sınıflara gelmiş çocukların işledikleri kesir/ondalık sayı/yüzde gibi konuların bağlamını bilmeden ortaokulun sonuna kadar gelmeleri vahim bir durum gerçekten.

Benzer şeyleri Simetri, Örüntü ve Sayı Dizileri konuları için de söyleyebilirim… Ancak bu Atölyeyi ‘zaten olmayanı eleştirmek için değil, alternatif olarak ne yapılabilir’i görmek ve ispatlamak için açtım…

O yüzden yazıyı son 2 haftanın görüntüleriyle sonlandıracağım :).. Tek şunu ekleyebilirim:

Her hafta çocuklarla beraber oynadığımız oyunların ise tümü benim ve ekibin ürettiği orijinal içerikler… O yüzden bize ulaşıp içeriklerin detayını talep eden eğitimci arkadaşlardan ricam tümü için eğitmen eğitimlerimizi, kitap ve mobil uygulamamızı beklemeleri…

Okullarla ise ancak doğrudan bir anlaşma şeklinde çalışabiliriz. Ne yazık ki ‘Yaptıklarınızı bize de anlatır mısınız?!’ şeklindeki talepler takdir edersiniz ki bizim için pek rasyonel talepler değil :)..

Takip eden, olumlu görüşlerini ulaştıran ve yaygınlaşmasını ön ayak olan herkese çok sevgiler… Daha da büyüteceğiz.

3. Haftadan:

4. Haftadan:

Matematik ve Çocuklar / Atölyedeki 2. Hafta

Bir süredir ilanını yaptığımız Çocuklar için Oyunlarla Matematik Atölyesinin 2. Haftasında Platonik Katılar ve Simetrileri işledik…

Müthiş bir hafta sonu oldu diyebilirim… Platonik Katılar çocukların tüm eğitim hayatları boyunca görmeyecekleri bir konu olacak;

Oysaki evrende düzgün çokgenler kullanarak sadece 5 tip 3 boyutlu cisim yapmak mümkün!: Tetrahedron (4 yüzlü), Küp (6 yüzlü) , Octahedron (8 yüzlü), Dodecahedron (12 yüzlü), Icosahedron (20 yüzlü)… Bu beş obje bu açıdan benzersiz. Müfredatta bu bağlamda incelenmemeleri büyük bir talihsizlik bence.

Öğrenciler ilk önce bunları tek tek yaptılar, nasıl bir geometriye sahip olduklarını çözdüler… Ancak bundaki en öncelikli amaç sonra göstereceğimiz, bu objelerin sahip oldukları simetrilerdi.

Öncelikle şunu belirtmeliyim; çok bariz şekilde ortaya çıktı ki okullarda simetri kavramı bir objeyi ikiye bölüp iki tarafın aynı kalması üzerinden anlatılıyor… Ancak çocuklarda bu sadece böyle olabilirmiş, başka bir ihtimal yokmuş gibi bir algı var… Örneğin bir kübü dikey ekseninde 90 derece çevirdiğinizde aynı kalıyor oluşunun yani dönüş simetrisinin varlığını bu atölyede öğrendiler. Dönüş simetrisi ise matematik, fizikteki en önemli kavramlardan biri…

Altta çocuklara yaptığım sunumdan bir kaç kare var ki bunlar bile yeterli Platonik Katılar ve Simetrilerin önemini göstermeye:

Sonra bu objeleri köpüklü suya batırdıklarında objelerin içinde oluşan balonların geometrisi çocukları inanılmaz şaşırttı… Altta örneklerini görebilirsiniz:)

Ufak bir not olarak görüyorum ki yeni kayıt yaptırmak isteyenler gittikçe artıyor. O yüzden bazı sık sorulan sorulara buradan cevap vereyim:

  • Öncelikle Atölyenin herhangi bir haftasından başlayabilirsiniz. İlk iki haftayı kaçırmışsanız, bu problem değil çünkü haftalar birbirinden bağımsız. İlk haftayı kaçırıp 2. haftadan devam eden öğrenciler oldu.
  • Nisan 1’den itibaren Moda’da da aynı atölye başlayacak.
  • Talepler daha da artarsa ek bir grup açıp o grupla beraber 1. Haftadan itibaren de başlayabiliriz.

Çocuklar için Oyunlarla Matematik Atölyesinde 2. Hafta… Bu hafta 3 boyutlu objeler (ama özellikle Platonik Katılar) ve bunların simetrilerini gördük. Simetri, matematiğin en önemli kavramlarından biri ve doğanın her yerinde görmek mümkün… Bitkilerde, hayvanlarda, mokeküllerde, temel parçacıklarda bu Platonik Katılardan örnekler görmek ve simetrilerini incelemek çok mümkün. Mükemmel bir haftaydı… Çocuklar özellikle köpüklerin objeler içindeki boşluğu tamamladığı şekilleri görünce inanılmaz şaşırdılar… Bir insan matematiği ancak böyle yaşayarak, örneklerini görerek ve deneyerek sever. Başka türlüsü imkansız… #mathematics #matematik #fizik #physics #bilim #science #workshop #atolye #symmetry #simetri #nature

A post shared by Can Gurses (@gursescan) on

Bu arada öğrencilerin bu kadar girişken ve açık sözlü olmaları çok hoşuma gidiyor. Tam olarak amaçladığım şey bu… Bu haftadan bir an:

Bu haftaya dair bir iki video daha ekleyeceğim hafta içinde…

Şimdilik bu kadar,

Sevgilerle…

Matematik ve Çocuklar / Atölyedeki 1. Hafta

Bir süredir ilanını yaptığımız ve 10 hafta boyunca devam edecek olan ‘Çocuklar için Oyunlarla Matematik Atölyesi’ne bu Cumartesi başladık!:

Hızlıca ilk gözlemlerimi özetleyeyim:

  • Öncelikle her gruptan bir çocuktan aldığım mükemmel bir tepki oldu;

Bazıları, hiç ara vermeden yaptığımız bir saatin sonlarına doğru ‘Ne zaman Matematik çalışmaya başlayacaklarını’ sordu :)!.. Benim için bundan daha iyi bir geri dönüş olması biraz zor… Zaten tüm amacımız çocukların Matematiğin teknik konularını hiç hissetmeyecekleri şekilde çalışmalarıydı.

Bu açıdan, sorunun cevabı olarak;

-Aslında şu an yaptığımız tamamen Matematik çalışmak…

dediğimizde mutlu olduklarını görmek bizi de mutlu etti.

  • Geometrinin en temel kavramlarıyla; üçgenler, dörtgenler, çokgenler vb. oynanan iki oyunla başladık. Bunların içeriklerinden burada fazla bahsedemeyeceğim çünkü hem özgün içerikler hem de ileride tüm bu yaptıklarımızın mobil uygulamasını çıkarmayı ve daha geniş kitlelere ulaşmayı planlıyoruz.
  • Çocukların bu kadar hızlı kaynaşmasını ve katılımcı olmalarını beklemiyordum açıkçası… Özellikle en sonda yaptığım sunuma katılımları beni çok sevindirdi.

Ve bu sunuma yaptıkları katılımın önemli bir sebebi de şu;

Herkes gibi çocuklar da yaptıkları bir işin, çalıştıkları bir konunun, harcadıkları bir zamanın nedenini, bağlamını ve amacını öğrenmek istiyor… Ve en doğal hakları. Bu 3 unsurun olmadığı eğitimin herhangi bir şeyi başarmasının zor olduğunu daha ilk haftadan gözleme imkanı bulduk…

2 boyutlu geometrik objeler, ve ısındırma seviyesinde örüntü ve simetrilerle başladığımız ilk haftanın devamında haftaya yüksek boyutlu geometri ve simetriler devam edeceğiz…

Şimdilik iki önemli not olarak

i) Çocukların ilgisinin beklentilerimin üzerinde olması

ve

ii) Matematiği bu şekilde çalışmaktan keyif almaları dikkat çekici.

Atölyedeki çeşitli gruplardan farklı resimlere aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

p.s. Bu arada çocukların, herkesin birbirini ilk defa gördüğü durumlarda bile, sosyalleşme konusunda çok sıkıntı yaşamadıklarını ve taktik olarak ‘soğuk şaka’ mevzusunu kullandıklarını grupların çoğunda şaşırarak gözledim :)!..

Soğuk şaka derken:

  • Dünya dönerse Ay köftedir!..

ekolünü kastediyorum… Evet.

Her grupta bir çocuk mutlaka benzer bir espriyi ortama attı ve devamında herkes sırayla bu ekolde bildiği ne varsa döktü :)!..

An itibariyle bu ekolden tehlikeli miktarda espri biliyor olsam da bu mevzu zannediyorum çocuklar için kolay yoldan sosyalleşme taktiği ve bence oldukça başarılı :)..

 

 

 

ÇOCUKLAR için OYUNLARLA TEMEL MATEMATİK ATÖLYESİ

Bir süredir üzerinde çalıştığımız ‘Çocuklar için Oyunlarla Matematik’ atölyesinin ilanını yapmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

STEM eğitiminin artık çok önem kazandığı bu çağda, belki de en sonlarda bırakılan ancak en önemlisi olan Matematik eğitimi ve becerilerini, çocuklara en erken yaşta kazandırmayı hedeflediğimiz bu çalışmanın geri planı hakkında daha önce iki yazı yazmıştım:

  • Akademik gerekçeleriyle beraber ‘Erken Yaşta Matematik Becerilerinin Önemi’:

https://cangurses.wordpress.com/2018/01/13/erken-yasta-matematik-egitiminin-onemi-uzerine-notlar-ve-bir-proje/

  • Projeyi gerçekleştireceğimiz STK olan ÇimenEv hakkında bilgilerin de olduğu kısa bir not:

https://cangurses.wordpress.com/2018/01/18/heyecanli-ve-onemli-bir-projeye-dogru-adim-adim/

Bugün de ilan etmekten mutluluk duyuyorum ki;

24 Şubat’ta başlayıp 10 hafta sürecek ve 3. – 4. sınıflara yönelik bu programın kayıtları almaya bugünden itibaren başlıyoruz. Programla ilgili tüm detayları aşağıda bulabilirsiniz.

Programın Amacı

  • Çocukların, matematiğin önemini, anlamını ve faydalarını en erken aşamada anlamalarını sağlamak
  • Bu amaç doğrultusunda, matematiğin en temel kavramlarını en kolay algılayabilecekleri şekilde; oyunlarla sunmak
  • Her oturumda, deneyimleyerek tanıştıkları matematiksel kavramlar üzerinde kendi fikirlerinin oluşmasını sağlamak
  • Matematik dersinin zor olduğu, günlük hayatta işe yaramadığı vb. yanlış algılar henüz daha oluşmaya başlamadan, çocukları matematiğin gerçek, eğlenceli ve günlük hayatla bağlantılı yüzünü tanıtmak
  • En nihayetinde; çocuk yaştaki bireyde bilimsel ve matematiksel düşünceye dair ilk adımların atılmasını sağlamak

 

Programın İçeriği

10 hafta boyunca,

  • Geometri, Simetriler ve Uzamsal Düşünce
  • Mantık ve Algoritma
  • Sayı Dizileri ve Örüntüler
  • Olasılık ve Hayat
  • Oyun Teorisi (Yarışmacı ve İşbirlikçi Oyunların Mantığı ) ve Hayat

temaları, çocuklara simülasyonlar ve oyunlarla deneyim yaşatarak tanıtılacaktır.

 

 Programın Kadrosu

  • Can Gürses / Eğitmen
  • Uzman Klinik Psikolog Deniz Erdem / Danışman
  • Uzman Klinik Psikolog Cemre Soysal / Danışman
  • ÇimenEv Yöneticileri Melek Bahat, Sevim Kahraman ve gönüllüler.

Programın Yeri ve İletişim Bilgileri

  • Workshop, ÇimenEv Bilim ve Sanat Merkezi STK’sının

İnönü Mahallesi, çimen sokak, no:54 Harbiye, İstanbul

adresinde yapılacaktır.

  • ÇimenEv hakkında detaylı bilgi için:

www.cimenev.net

https://www.facebook.com/cimenevbilimvesanatmerkezi/

  • Organizasyon hakkında bilgi, iletişim ve kayıt için:

can.gurses@sinavuzmani.net

Programın Hedef Kitlesi, Süresi ve Ücreti

  • Workshop’a ilköğretim ve 4. sınıfta okuyan her çocuk katılabilir.
  • Etkinliğimiz 24 Şubat Cumartesi gününden itibaren 10 hafta boyunca her hafta sonu Cumartesi ve Pazarları olacaktır.
  • Her öğrenci 10 kişilik bir grup içerisinde haftada 1 oturum (1 saat) eğitim alacaktır.
  • Her gün 12.00-13.00; 13.30-14.30 ve 15.00-16.00 saatleri arasında 3 grup alma kapasitemiz vardır. Toplam kontenjanımız 60 öğrencidir.
  • Her oturum için katılım ücreti 100 TL olup ödemeler istenildiği takdirde oturum başına veya ilk 5 oturum için 450 TL ve tüm etkinlik için peşin 850 TL şeklindedir.
  • Etkinlikten elde edilen gelirin bir kısmı ÇimenEv’le bağış olarak paylaşılacaktır.

Ödeme Bilgileri: IBAN TR57 0006 2000 7230 0006 2978 79

HESAP İSMİ: SINAV UZMANI ARAŞTIRMA GELİŞTİRME SİSTEMLERİ BİLİŞİM HİZMETLERİ  

Bizleri çok heyecanlandıran bu atölye çalışması hakkında herhangi bir soru&geri bildirim&katkı için doğrudan can.gurses@sinavuzmani.net adresine email atabilirsiniz

 

Erken Yaşta Matematik Eğitiminin Önemi Üzerine Notlar ve Bir Proje

Bir süreden beri bir STK’da her hafta Cuma günleri 8-10 yaş grubu çocuklara satranç dersi veriyorum… Aslında pek ders gibi de değil; isteyenle gerçekten, isteyenle tamamen kuralsız oyun oynuyorum(!)… Oyun oynayarak zaman geçiyoruz kısaca. Ancak haftalar ilerledikçe oyun içinde konuştuklarımızla bile gözle görülür ilerleme gördüm çocuklarda. Oyun içinde deneyimleyerek serbestçe öğreniyorlardı…

Anlatacaklarıma başlamadan önce aşağıdaki paylaşımda bahsettiğim proje ile ilgili bir şeyler söylemek istiyorum:

Uzun zamandır tam olarak kristalize ol(a)mamış bazı düşünceler, modelini tam kestiremediğim projeler, eksikliğini net hissettiğim bazı konular vardı kafamda…

Hayatımdaki bu ilk STK deneyimi bende bir kaç ışık yaktı diyebilirim.

Şubat ayının ortasından itibaren 3. ve 4. sınıf öğrencileri için ‘Matematik ve Matematiksel Düşünce’ temalı 10 haftalık bir Workshop yapacağım. Hedef; bu yaş grubundaki, henüz matematiğe yönelik algıları yeni oluşmaya başlamış, çocuklara Matematiksel kavramları, oyunlarla (kimi zaman simülasyonlarla) deneyimleterek tanıştırmak…

İlgili tüm detayları, gelecek hafta tamamen bu projenin detaylarına ayıracağım bir yazıda anlatacağım.

Beni oldukça heyecanlandıran bir hazırlık içindeyim… Hem bu yaş grubundaki çocuklarla zaman geçirmenin verdiği enerji hem de onlarla beraber Türkiye’de pek örneği olmayan bir iş yapacağımız için…

Türkiye’de STEM [Science-Technology-Engineering-Mathematics/Bilim-Teknoloji-Mühendislik-Matematik] eğitimi popüler bir tabir olarak eğitimle ilgili lügatımıza girmiş durumda… Bundan mutluyum ve umutluyum. Ancak uzun bir zamandır gözlüyorum ki bizim STEM’den anladığımız aslında sadece TE kısmı!.. Bunu STEM anahtar kelimesini taşıyan her etkinliğe/aktiviteye/projeye vs. ilk bakışta görmek mümkün.

STEM denilince robotlar ve kodlamayı anlıyoruz… Çok nadiren de olsa STEM’in S’si Science bağlamında bir takım etkinlikler de görüyorum. Ancak işin Matematik ile ilgili olan ajandası Türkiye’de sıfıra yakın. Özellikle de bahsettiğim küçük yaş grubundakilere yönelik olarak…

Kodlamayı, okullardaki ders programının bir parçası yapacak; neredeyse ‘her ilkokul öğrencisi 1. sınıftan itibaren kodlama öğrensin’ diyecek kadar obsesyon haline getirip kodlamanın ön koşulu olan mantık/algoritmik düşünce ve en nihayetinde Matematiğin kendisine bu kadar az önem vermek sadece bize özgü bir ironi olsa gerek..

Bunun sebebinin STEM’in eğitim sistemi içinde en az para eden harfinin M olmasından kaynaklı olduğunu söyleyerek konuyu burada bırakayım :)..

İleride ne demek istediğimin detayını başka bir yazıda anlatırım ancak madem olumlu bir iş yapmanın hazırlığındayız bu yazıda olumlu şeylerden bahsetmek istiyorum.

Bakınız Matematiğin M’si, STEM oluşumunun belki son harfi… Ancak hepsinin ön koşulu!.. Pozitif bilimlerin, Teknoloji ve Mühendislikle ilgili herhangi bir şeyin ön koşulu iyi bir Matematik eğitimi ve algısıdır.

Daha da ötesi iyi matematik algısı olmayan bir birey; hem yazılı hem sözlü olarak kendini ifade edişinde de büyük sorunlar yaşar…

K4 grubundaki (1-4. sınıf) çocuklar da matematiksel kavramlarla, bunların hayattaki yerleri ve bağlamıyla henüz tanışmaya başlayan bir yaş grubu olduğu için o kadar değerli ki… Üstelik tüm eğitim hayatı boyunca üzerinde sınav kaygısı olmayan tek grup. Bazı önemli kavramlarla, tam da bu aşamada, sınav kaygısı olmadan en doğru şekilde tanışmalılar…

Düşündüklerimi destekleyen çalışmalar var mı acaba diye eğitim literatürüne şöyle bir baktığımda karşımda bir okyanus buldum!.. Erken yaşta matematik eğitiminin gerekliliği, faydaları ve yöntemleri konusunda yazılmış binlerce kitap ve makale mevcut.

Bakınız aşağıdaki notlar henüz ön çalışmalarımda karşılaştıklarım:

  • İlgili kitabın 10. sayfasından bir alıntı

workshop1

Ref: https://books.google.com.tr/books?hl=en&lr=&id=jCge1O7gc60C&oi=fnd&pg=PP2&dq=mathematics+learning+early+years&ots=tIhPaPRfON&sig=PLZrtgTFv8vMmq5EpvrOzkslmME&redir_esc=y#v=onepage&q=mathematics%20learning%20early%20years&f=false

“Çocukların matematik eğitimine erken başlamasının, olabilecek ve hatta olması gereken bir şey olduğu araştırmalarla destekleniyor…” diye başlıyor paragraf.

  • ABD Ulusal Araştırma Komitesi’nin raporundan bir alıntı

workshop2

Ref: https://books.google.com.tr/books?hl=en&lr=&id=R4Eap3wxpLsC&oi=fnd&pg=PP2&dq=mathematics+learning+early+years&ots=iq-ksPZVIx&sig=6L824qfhJVBzeJSRYBPECARpwAE&redir_esc=y#v=onepage&q=mathematics%20learning%20early%20years&f=false

Çocukların matematik eğitiminde üzerinde önemle durulan iki önemli konudan biri Geometri ve Uzamsal Düşünce… Hazırladığım Workshop’un içinde buna uzun zaman ayırmıştım, bağımsız olarak sonrada akademik olarak desteklendiğini görmek güzel ve cesaretlendirici oldu.

  • Burada; en dikkatimi çeken, erken matematik eğitiminin sonrasında okuma becerisinin gelişimine etkisine yapılan atıf!Ben hatta bunun kompozisyon yazma becerisini de etkilediğine eminim. Mantık ve Algoritmik düşünce, okuma&yazma ve okuduğunu anlama ile doğrudan ilişkili. Workshop’ın merkez hedeflerinden biri Mantık&Algoritma algısını çocuklara bizzat deneyimlerle tanıtmak…

    Öğretmek kelimesini kullanmayı istemiyorum, bu etkinliğin büyük bölümünde çocuklar onlara tanıtmak istediğimiz kavramları yaşayarak deneyimleyecek demeyi tercih ediyorum… Umarım her biri kendi özgün çıkarımlarını yapacak noktaya gelecektir.

 

  • Daha bir çok kaynağın ortak olarak üzerinde önemle durduğu mevzu şu:

Doğru bir matematik eğitimi almış; matematiksel kavramların hayattaki bağlamının ne olduğu algısı oturmuş bireylerin sadece ilerideki akademik hayatlarında değil iş ve aile hayatlarında da başarılı olduklarını görüyoruz.

Hatta matematiksel kavramların çocukta oturmaya başlamasıyla fMRI analizlerinde çocukların beyninde fiziksel bazı değişimlerin olduğu bile gözlenmiş.

……

Çocuk yaştaki bir insan için bunlardan daha önemli ne olabilir?!..

Dediğim gibi planladığımız proje beni uykularımı kaçıracak derecede heyecanlandırıyor…

Bu yaş grubuyla tanıştıkça aslında dimağlarının ne kadar açık olduğunu bir kez daha anladım… Her şeye bu kadar açık ve tarafsız yaklaştıkları bu devirlerinde tek ihtiyaçları olan onlara doğru şekilde yaklaşacak bir eğitim sistemi ve doğru yön veren mentorlar…

Her insan gibi çocukların da başına gelebilecek en kötü şey; yetersiz bir algıya tabi olmaktır…

….

Not: Bahsettiğim Workshop ile ilgili gerekli tüm detayları önümüzdeki hafta sunuyor olacağım. 

Matematik Atölyeleri, Yaz Okulu ve LGS!

Geçtiğimiz hafta sonu, okulların da kapanacak olmasıyla beraber, bu dönemin son Matematik Atölyeleri yapıldı.

Ocak sonunda basit bir ilanla başlayıp Şubat sonu ilk öğrencilerini kabul eden ve prensipte deneysel bir çalışma olarak başlayan Çocuklar için Oyunlarla Matematik Atölyesi kısa süre içinde beklediğimin ötesinde bir karşılık buldu ve inanması zor ancak toplam 15 hafta içerisinde biri 10, diğeri 8, bir diğeri de 5 haftalık olan 3 farklı programdaki bir çok grupta onlarca öğrenci ile çalışma fırsatı bulduk.

Sonrasında bir Yaz Okulu düzenleyecek noktaya geldik ve başlamamıza tam olarak 1 ay kala şu an mevcut resme baktığımızda yazın yine ciddi sayıda bir öğrenci kitlesi ile buluşacağız.

Şimdiden bazı özel okullarla hem yaz dönemi hem de gelecek eğitim dönemi için çalışmak konusunda görüşmelere başladık. Ve gelecek Eylülde yeni okul döneminden itibaren bu atölyeleri Anadolu Yakasına da taşıyacağız.

Hızlıca gelişiyoruz, büyüyoruz… Amaç; kaliteyi kaybetmeden, hedeften sapmadan çocuklarımıza gerçek Matematiği, hayatın bağlamındaki Matematiği doğru şekilde aktarabilmek. Zaten Matematik bu şekilde anlatılınca ve istedikleri soruları sorup da cevap alabildiklerini görünce derse karşı önyargılar (eğer varsa) kendiliğinden kayboluyor.

Ancak geçtiğimiz hafta sonunun bir başka özelliği daha vardı; LGS sonuçları…

LGS soruları, özellikle de sayısal bölümde öğrencilerin ve velilerin çok büyük bir kısmını hüsrana uğrattı ne yazık ki… Sorular okuduğunu anlama ve yorumlama becerisi gerektiren uzun, tablo/grafik okuma tarzı ALES/PISA soruları gibi… Ancak eğitim sistemimiz hiçbir zaman Matematik dersini bu şekilde işleyen bir yapıda olmadı…

Temelde bu Matematik Atölyesini kurmamın sebeplerinden biri, ve özellikle de küçük yaş grubu için, bu becerileri erken yaşta kazanmaları… Bizim neredeyse tamamen müfredat dışı seçtiğimiz konularda (ancak hepsinde okulda öğrendiği temel kavramları kullanabileceği) sorduğumuz bazı soruların farklı şekillerinin sınavda çıktığını görünce ufak bir şok yaşamadım değil… Bakınız İstatistik/Veri Analizi konusunu işlerken ufaklıklara sorup tartıştığım bir soru… Aşağıdaki grafiklerden yardım alarak, bir taksiciye gün sonunda en çok hasılatı yaptırmaya çalışınız… Veya yanındaki Topoloji konusunu işlerken sorduğum soru… [ki bunu Twitter’da bir ara herkese sormuştum :)!]

 

 

Bu son 4 ay çok şey öğrendik çocuklardan ve velilerden… Tonla para sayılan özel okullarda verilen eğitimin ne seviyede olduğunu bilfiil hem görmüş hem de duymuş oldum… Bu konuda bilahare yazacağım.

Ancak şuna artık çok eminim ki Türkiye’de STEM (ya da STEAM) eğitiminde en son önem verilen harf M; Matematik. Ve bu kavramın da açık ara en önemli harfi hangisi deseler cevabın hiç düşünmeden M olması gerekir…

Açıkça ve gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki STEM kavramı çokça okul için bir ticaret aracı… Kodlama, robotik vb. konular çocuklara sıfır bağlam verilerek sanki bir oyun, bir show mantığıyla verilirken amaç aslında satılabilir ürün özelliği daha fazla olan bu konuları ön plana çıkarmaktan öte değil… Tabii ki Matematik, cafcaflı oyuncaklar içeren konuların [prensipte kodlamanın temelini bile teşkil etse] en az satılabilir olanı olduğundan, şöyle bir bakın etrafınıza; dünya para kazanan okul gruplarından bir tanesinin düzenlediği Matematik tabanlı bir STEM etkinliği var mı…

Matematik Atölyeleri ve Yaz Okulları, matematik ve fen alanlarında ‘olması gereken konuları olması gerektiği gibi işleyerek’ bu açığı kapayacak önemli ve alternatif bir eğitim ağı oluşturacak… Buna inanıyorum; tüm odağımı artan bir tutkuyla bunu gerçekleştirmeye veriyorum günler geçtikçe.


1 ay sonra başlayacak ve tüm yaz 4 dönem şeklinde devam edecek olan Yaz Okullarımız hakkındaki detaylar için, bağlantıları tıklayınız:

 

Matematik ve Bilim Topluma Nasıl Yayılır?! / Semt Atölyeleri

Sosyal medyadan takip edenlerinde bildiği gibi bu yıl başında, önce deneysel bir çalışma olarak başlayan ve sonra yavaş yavaş büyüyen ‘Çocuklar için Matematik Atölyeleri’ oluşumunu başlattım.

Çok net bir kaç amacım vardı:

  • Toplumdaki genç bireylerde bilim ve matematik algısını olumlu yönde etkilemek
  • Bunu gerçekleştirirken finansal işleyişini de stabil hale getirip dört bir tarafa yayılabilir bir model geliştirmek

Hem atölyelerin başlangıcı ile küçük çocuklar ve aileleriyle kurduğumuz yoğun iletişim hem de artık bu iletişim sayesinde değişen perspektifimle günlük hayatta eğitimle ilgili olduğunu düşündüğüm gelişmelere bakışım radikal şekilde değişmeye başladı.

Öncelikle Şubat 22’de ilk öğrencilerini almaya başlayan atölyeler yaklaşık 3 ay sonra bir Yaz Okulu düzenleyecek noktaya geldi. Bu konu beni o kadar mutlu ediyor ve heyecanlandırıyor ki anlatmak zor… Yazın hem Avrupa Yakasında hem de (bir aksilik olmazsa) Anadolu Yakasında düzenleyeceğimiz Bilim ve Sanat Yaz Okulları benim için büyük bir sorumluluk ve gurur…

Şimdiye kadar bir şekilde uzun zamanlar harcadığım bir çok konu bu atölyeler ve yaz okulları bağlamında bir araya gelip birbirine bağlı tesadüflerle ‘anlamlı bir bütünlüğe’ kavuştu.

  • Odtü Fizik/Matematik ve sonrasında UPenn, Princeton ve UC Davis’te geçirilen akademik zaman.
  • Halen devam eden eLearning (e-öğrenme) alanındaki girişimlerim
  • Cumhuriyet Bilim Teknik/Radikal/Herkese Bilim Teknoloji’deki yazarlık deneyimi

Tüm bunlar çocuklarla çalışmanın keyfi ile birleşince ortaya beklemediğim bir hızla gelişen bir oluşum çıktı. İnsanların yaptıkları işlerde yetenek, tutku, keyif ve anlamlı bir hedefi birleştirmesine Japonlar Ikigai diyorlar… Yani benim için tam olarak Japonca anlamı olan ‘yaşam sebebi’ mi bilmiyorum ama giriştiğim en anlamlı iş olabilir.

Atölye ve Yaz Okullarının şu anki durumuna gelecek olursak;

  • Gelecek yıl Harbiye’de devam eden atölyelerin üzerine Avrupa Yakasında bir tane ve Anadolu Yakasında bir tane olmak üzere iki yeni yerde daha yapma planımız var.
  • Bu hedef doğrultusunda Eylül ayında eğitmen eğitimine başlıyoruz
  • Yeni eğitim yılıyla beraber Harbiye’deki yerimizde Fen Atölyeleri de yapma planımız var.
  • Bu hafta yaptığım iki özel okul görüşmesi ve onlardan gelen talepler ortaya koydu ki gelecek eğitim yılına yönelik olarak bu atölyelerden bir ‘okul modülü’ çıkaracağız.
  • Bu söyleyeceğimi gelecek yıl gerçekleştirebilir miyiz emin değilim ancak; Ankara ve İzmir’den gelen talepler de önemli seviyeye ulaşmış durumda.

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi hedef biraz daha netleşmeye başladı;

Temel amacı matematik ve temel bilimleri atölyeleri yavaş yavaş farklı semtlere yaymak.

Semt Atölyeleri… Bu ismi hatırlayınız.

Diğer taraftan bir yan not olarak; ben atölyeler esnasında çocuklarla vakit geçirirken bekleyen ebeveynlerin kendi aralarında yavaş yavaş bir komünite oluşturduğunu görmekten gurur duyuyorum. İşin bu kısmı üzerinde de yazacağım.

Oluşturduğum yapı, bu komünite olmadan bir hiç!.. Gerçekten böyle. İstanbul’un en uzak semtlerinden hatta bazıları Yalova’dan bile hafta sonu kalkıp gelen bu ebeveynler ve çocukları… Hayatım boyunca unutmayacağım insanlar…

Bu yazıyı okuyan herkesi bu yaz bu komünitenin bir parçası olmaya davet ediyorum. Aramıza katılın, sadece ziyaret edin, atölyelere gelin… Tabii ki çocuklarınızı da getirin :)!

Herkesi bu ailenin bir parçası olmaya davet ediyorum.

Tıklayınız:

BİLİM ve SANAT YAZ OKULU ÖN KAYIT FORMU

 

 

 

 

 

 

 

 

Çocuklar için Matematik Atölyelerinden SEMT ATÖLYELERİNE…

Son 5 yıldır Türkiye’nin gündemi hiçbir zaman olmadığı kadar siyasete gömülmüş durumda… Sebebi bariz; her yıl yapılan bir çeşit seçim; yerel/genel/referandum vs. Hem öncesinde hem sonrasında bitmeyen, dünyanın ve hatta ülkenin gerçeklerinden uzun süre kopup başımızı kaldıramadığımız aylar ve yıllar… 

Kafamızı kaldırıp Türkiye’nin asıl sorunları nelerdir diye baktığımızda Eğitimin açık ara en büyük problem haline geldiğini görüyoruz. İlköğretimden Yüksek Öğretime kadar çok ciddi ve artan sorunlar var… Ancak özellikle son zamanlarda küçük yaş grubuyla olan deneyimim nedeniyle artık eminim ki küçük yaş grubunun eğitimi en önemlisi…

Çocuklar için Oyunlarla Matematik Atölyesini başlattığımdan beri aklımda olan ve zamanla gelişen bir planı gelecek eğitim yılından itibaren yavaş ve emin adımlarla devreye sokmak için bazı adımlar atmaya başladım. Yakında bunlar konusunda [umarım olumlu :)] gelişmeler oldukça haberdar edeceğim. Ve tabii ki aşağıda genel özetini verdiğim planın toplum tabanına yayılması için istisnasız herkesin desteğine ihtiyaç var. 

  • Takip edenlerin bildiği gibi bu oluşum Çocuklar için Oyunlarla Matematik Atölyeleri adını verdiğimiz ve 3-8. sınıf öğrencilerine hitap eden; okul müfredatından bağımsız olarak Matematiği ele alan ve temel hedefi; ‘küçük yaştaki bireylere matematiğin hayatla bağlamını verip, olumlu bir algısı olmasını sağlamak/sevdirmek’

ATÖLYELERE ÖN KAYIT İÇİN TIKLAYINIZ

  • İlerleyen aşamada görülen ilgi sonucu Atölyenin 2. dönem öğrencilerini de almasıyla beraber sadece Matematikte değil Fen, Satranç, Felsefe, Müzik, Resim, Kodlama vb. 10 atölyenin olduğu bir Yaz Okulu başlatıldı:

YAZ OKULUNA ÖN KAYIT İÇİN TIKLAYINIZ

  • Bundan sonraki aşamada hedef önce İstanbul’un çeşitli semtlerine ‘Semt Atölyeleri’ şeklinde yayılacak bir mantıkla bu oluşumu ölçekleyebilmek. Bu atölyelerin aklımdaki mottosu ‘Şehirdeki Köy Enstitüleri!’… Çünkü benim gördüğüm işlevleri aynen böyle. Biliyorum ki düzenlediğim atölyeler ücretli. Ancak iş modeli olarak her atölye kendi geliri ile imkanı olmayan çocuklara eğitim veren bir STK/Kurumu destekliyor ve aslında imkanı olan ailelerin çocuklarına aldırdıkları eğitim vasıtasıyla imkanı olmayan ailelerin çocukları da aynı eğitime kavuşabiliyor… Bu iş modelini ne kadar önemsediğimi üzerine kitap yazsam anlatamam.

Şimdiye dek tüm yaptıklarımız hakkında detaylı bilgi isteyenler için aşağıda bir özet yaptım. Bu yazıyı okuyan herkesten paylaşmasını/çevresine anlatmasını önemle rica ederim :)!.. Sizlerin desteği/katkısı ve yapıcı fikirleri, bu oluşumun tabana yayılmasının en kritik parametresi.

DETAY BİLGİLER

1) Çocuklar için Oyunlarla Matematik Atölyesi Hakkında

  • Her hafta yapılanlar hakkında bilgiler/özetler/görseller için tıklayınız 

1.Hafta, 2.Hafta, 3. ve 4. Hafta, 5.Hafta, 6. ve 7. Hafta

2) Bilim ve Sanat Yaz Okulu Hakkında

 

 

Diğer Tüm Merak Ettikleriniz İçin:

Email: can.gurses@sinavuzmani.net

GSM: 05325080982

 

 

 

Matematik Atölyesi ve Çocuklar / Atölyedeki 6. ve 7. Hafta

Geçtiğimiz hafta, Yaz Okulu ilan hazırlıkları ile uğraştığımız inanılmaz yoğun bir hafta olduğundan haftanın özetini aksatmak durumunda kalmıştım:

Öncelikle Atölyeler konusunda önceki yazılarda da belirttiğim ancak halen gelmeye devam eden bazı tekliflere topluca cevap niteliğinde tekrarlamak isterim:

  • Atölyelerimize henüz gönüllü veya ücretli eğitmen kabul edemiyoruz. İleride ölçeklendirme aşamasına geldiğimizde bunu ‘Eğitmen Eğitimi’ yoluyla yapacağız.
  • Atölyelerle ilgili olarak içerik/know-how vb. paylaşım tekliflerini şu an ne gönüllü ne de ücretli danışmanlık şeklinde kabul edemiyoruz. Tüm yapılanlar sonuç itibariyle bizim know-how’ımız… Özellikle imkanı olan kurumlardan gelen bedelsiz teklifler beni hem düşündürüyor hem de yakışıksız bulduğumu itiraf etmeliyim.

 


 

Evet haftanın özetlerine gelecek olursak;

6. Haftanın konusu Mantık ve Algoritmaydı. Bu atölyeleri kurmadan önce yazdığım yazılarda da belirttiğim gibi STEM eğitiminde Türkiye’de en fazla üzerinde durulan konu kodlama ve robotik… Ancak açıkça söyleyeyim bunlar benim şahsen, özellikle de küçük yaş grubu için, en önemsiz bulduğum konular. Açıkça görüyorum ki bu etkinlikler öğrenciler için derinliğini henüz anlamadıkları bir eğlence aracından öteye geçmiyor.

Bir öncelik sırası yapmak gerekirse:

Mantık ———–> Algoritma ———–> Kodlama ———–> bir uygulama alanı olarak Robotik

Görüldüğü gibi zincirin ilk sıralarını hemen hiç anlatmayan bir eğitim programında zincirin son halkaları çocuklara kazandırılmaya çalışılıyor…

Daha da açıkça yazmak gerekirse Mantık ve Algoritma bilgisi yetersiz, matematiği iyi olmayan birinden iyi bir programcı çıkmaz; Türkiye’deki çoğu meslekte olduğu gibi yığınlar şeklinde averaj ve talep almayan işsiz bireyler yaratırız…

O yüzden bu haftanın tamamını mantık ve algoritma konularına ayırdık ki çocuklar en azından bir miktar nosyon sahibi olsunlar. Elimde olsa haftalar boyu anlatırım ancak 10 haftalık bir atölye yaptığımızdan buna ancak 1 hafta ayırabiliyoruz. Düzenleyeceğimiz Mini Atölyede tekrar ele alınabilecek konulardan biri…

7. Haftanın konusuna gelince; çocukların muhtemelen eğitim hayatlarında, eğer ilgili bir matematik hocaları yoksa hiç duymayacakları Topoloji konusu üzerinde durduk… Çocukların çoğu ‘Geometri Nedir?!’ diye sorunca bir çeşit cevap verebiliyor… Objelerin açı, kenar vb. sabit özelliklerini inceleyen alan…

Topoloji ise cisimlerin yüzeylerini biraz değiştirdiğinizde bile (kırmadan, parçalamadan) değişmeyen özelliklerini inceleyen alan… deyince, hepsi gayet anlayabiliyor.

Mobius Bandı ve bir çok farklı özelliği olan obje ile tanıştılar ve egzersizler yaptılar.

Yüzeylerin topolojisi neden önemlidir?! Çocuk görse ne olur görmese ne olur?! diye düşündüğünüzde aklınıza DNA sarmalı gelsin… Çocuklardan biri Aziz Sancar ile ilgili bir sunum hazırlamış yakın zaman önce; DNA sarmallarının bu özellikleri ile tekrar düşünmek farklı bir perspektif katıyor… Tabi DNA sadece bir örnek.

Her zaman olduğu gibi takip eden ve destek veren herkese çok teşekkürler!

Haftaya atölyeden farklı bir konu ile görüşmek üzere. Atölyeden görseller için her zamanki gibi: https://www.instagram.com/gursescan/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Matematikteki ‘Her şeyin Teorisi’ : Langlands Programı ve Türkiye!

20 Mart gününe dek Robert Langlands ismi benim için; matematiğin büyük konularını bir çatı altında toplamayı hedefleyen vizyoner fikirleri olan bir matematikçiydi… Langlands 1967 yılında, bir başka ünlü matematikçi Andre Weil’e yazdığı 17 sayfalık bir mektupta, matematiğin farklı alanlarına dair bazı dualitelerin olabileceğine dair fikirlerini belirtiyor… Ve Langlands Program olarak adlandırılan bu iddiaları ispatlamak için o zamandan bu zaman nesiller boyu bir çok matematikçi ve teorik fizikçi halen çalışıyor.

20 Mart’ta ise Robert Langlands yaşam boyu çalışmaları sebebiyle Abel Ödülü aldı… Abel ödülünü kimlerin aldığına şöyle bir bakınca Langlands’in matematikteki yeri hemen ortaya çıkacaktır.

Fakat bu yazıyı yazmamın sebebi Langlands Programının teknik kısmından öte, ödülü aldığı gün tesadüfen keşfettiğim bir başka özelliği…

Meğerse Langlands uzun bir süre Türkiye’de çalışmış ve işin en ilginç yanı 1967’de Andre Weil’e yazdığı matematiğin bütün şeklini değiştiren mektupların bazıları ODTÜ’de geçirdiği zamanda yazılmış!..

Nereden mi biliyorum?!

Robert Langlands, bir başka meşhur matematikçi Frenkel’in Aşk ve Matematik isimli kitabının sadece Türkçe çevirisinde bulunan bir mektup yazmış Türk okurlarına… Türkçe yazmış…

Burada bahsediyor… Amerika’da Princeton’dayken iktisatçı Orhan Türkay ile arkadaşlığını; Türkay’ın davetiyle ODTÜ’ye gelişini; öğrencileri arasında Cihan Saçlıoğlu, Şafak Alpay gibi isimler olduğunu; Cahit Arf’la arkadaşlığını… Türkçe öğrenmek ve akıcı konuşmak için gösterdiği çabayı, 8 yaşındaki bir kızdan iyi Türkçe konuştuğu için duyduğu övgüyle ilgili anısını ve daha bir çok şeyi yazmış… Mektubun son sayfasında Şevket Süreyya’nın Suyu Arayan Adam romanına bir atıf bile var…

Elimde olsa eğitim programındaki matematik kitaplarına olduğu gibi koyarım bu metni… PDF halini şu bağlantıdan bulabilirsiniz: https://publications.ias.edu/node/2651

Şimdi yazının sonuna bakarsanız Langlands artık yaşlandığından, çok ömrü kalmadığından vs. bahsediyor… Zannediyorum Türkiye’de bu kadar zaman geçirmiş bir matematik efsanesini özellikle de aldığı Abel Ödülünden sonra Türkiye’ye davet etmemek ve burada ağırlamamak yapılabilecek en büyük hata olur… Buradaki her genç matematikçi (ve adayı) için inanılmaz bir örnek kendisi…


 

Gelelim Langland Programı’nın teknik yanına… İtiraf edeyim bu mevzu bir çok profesyonel matematikçinin bile sınırını aşarken benim gibi matematiği bırakalı 10+ yıl olmuş birinin sınırlarını hayli aşar. Ancak genel perspektif vermesi açısından şöyle kısa bir özet yapmak mümkün zannediyorum:

Langlands Programı; Asal Sayıları (ve Asal Sayıların dağılımını verdiği düşünülen Riemann Hipotezini), yüksek dereceden diferansiyel denklemlerin çözümlerine bağlıyor. Yani birbirinden tamamen bağımsız olduğu düşünülen matematiğin iki dalından birinde çözülen bir problem aslında diğerindeki bir başka problemin çözümüne karşılık geliyor.

Yalnız yüksek dereceden diferansiyel denklemler ve harmonik analizin fizikte bir çok karşılığı mevcut… Dolayısıyla fiziksel karşılığı olan denklemlerle Asal Sayılar arasında bir bağ kurmayı ve bağ kurmanın ötesinde birindeki bilgiyi kullanarak diğerini sınıflandırabilmeye olanak sağlıyor!..

Bu önermenin matematiksel temeli sağlam ayaklara oturduğu takdirde sadece matematik için değil aslında teorik fizik için büyük karşılıkları olacaktır.

Tüm bunların ve daha fazlasının altyapısını oluşturan ve bunların bir kısmını da açıkça Türkiye’de yapan Langlands’i hayatının bu son döneminde ve üstelik daha 1-2 yıl önce Türkiye’deki zamanını anlatan 6 sayfalık bir mektubu da yayınlamışken tekrar davet etmek için ne bekliyoruz bilmiyorum…